Davacı tarafından mahkememizde açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil ile davalı borçlu şirket arasında kumaş alım satımına dayalı ticari ilişki bulunmaktadır. Taraflar arasındaki ticari ilişki, taraflar arasındaki yazışmalar, faturalar ve cari hesap dökümlerinden de anlaşılacağı üzere USD üzerinden yürütülmektedir. Mahkeme aracılığıyla yapılacak bilirkişi incelemesiyle de ortaya çıkacağı üzere ticari ilişkinin tamamı USD para cinsi üzerinden yürütülmekte, faturalar USD para cinsinden kesilmekte, ödemelerinin de USD para birimi şeklinde veya değerinde yapılması gerektiğini, eldeki uyuşmazlıkta olduğu gibi USD para cinsi üzerinden düzenlendiğini, bir faturanın ödemesinin nakit olarak fatura tarihinde ödenmesi halinde gerek taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi bakımından;...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/631 Esas KARAR NO : 2024/927 Karar
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/06/2023 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18.10.2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil ile davalı borçlu şirket arasında kumaş alım satımına dayalı ticari ilişki bulunmaktadır. Taraflar arasındaki ticari ilişki, taraflar arasındaki yazışmalar, faturalar ve cari hesap dökümlerinden de anlaşılacağı üzere USD üzerinden yürütülmektedir. Mahkeme aracılığıyla yapılacak bilirkişi incelemesiyle de ortaya çıkacağı üzere ticari ilişkinin tamamı USD para cinsi üzerinden yürütülmekte, faturalar USD para cinsinden kesilmekte, ödemelerinin de USD para birimi şeklinde veya değerinde yapılması gerektiğini, eldeki uyuşmazlıkta olduğu gibi USD para cinsi üzerinden düzenlendiğini, bir faturanın ödemesinin nakit olarak fatura tarihinde ödenmesi halinde gerek taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi bakımından; gerekse de vergi mevzuat ve defterler bakımından herhangi bir sorun oluşmadığını, Amma velakin fatura tarihinden daha sonraki bir tarihte ödeme yapıldığında aradan geçen günler içerisinde kurda değişiklik olacağından taraf defter ve kayıtları arasındaki farklılığın giderilmesi için ödeme tarihindeki kurdan tekrar bir kur değerlemesi yapılarak kur farkı faturası kesilmesi gerektiğini, Eş anlatımla USD para cinsinden düzenlenmiş olan bir faturanın daha sonraki bir günde ödenmesi halinde, fatura tarihi ile tahsilat tarihi arasında iki taraftan hangisinin lehine bir kur farkı oluşmuş ise , lehine fark oluşan taraf bunu diğer tarafa fatura eder ki bu faturaya da kur farkı faturası dendiğini, Kur farkı faturası, iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarını birbirine uyumlu bir şekilde oluşturabilmeleri bakımından son derece büyük bir önem taşıdığını, davalının amacı, taraflar arasındaki ilişkinin TL para cinsine göre olduğundan bahisle ödemelerini fatura üzerinde zorunlu olarak gösterilen TL tutarlar bağlamında tamamlayıp aklınca kurdaki artıştan etkilenmediğini, Kur farkı faturalarını ilkin kabul ettiğini 2 ay sonra iade etmeye çalışması da bunun bir göstergesi olduğunu, Ama ne var ki davalının bu tutumundaki kötü niyet apaçık ortada olup Yargı'dan bir himaye görmesi olanaklı olmadığını, Zira müvekkili olduğu şirket, faturalara konu kumaşı bu koşullarda almakta ve aynı koşullarda satmak zorunda olduğunu, Davalı da bunu bilerek ve isteyerek faturaların USD para cinsinden kesilmesini kabul etmiş ve faturaları kayıtlarına aldığını, davanın tümden kabulü ile müvekkilinin davalı borçlu şirketten bakiye alacağı olan 18.462,70-USD'nin, tarafların arasındaki ticari ilişkinin USD üzerinden olduğu ve satış faturalarının USD para cinsi üzerinden tanzim edildiği de dikkate alınarak müvekkilinin alacağının USD para cinsine göre korunmasına, müvekkilin al...