DAVANIN KONUSU : Ticari Unvanın ve Markanın Korunması Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/01/2024 tarih ve 2023/788 E. - 2024/19 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 03.09.1997 tarihinde kurulduğunu, kurulduğu günden bu yana inşaat ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin ayrıca ... ibareli tescilli ve tanınmış markaların da tek sahibi olduğunu, davalı şirketin ise 13.05.2013 tarihinde kurulduğunu ve inşaat, gayrimenkul ve restorasyon sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkili şirketin ticaret...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/576 - 2025/490 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/576 KARAR NO : 2025/490 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/01/2024 NUMARASI : 2023/788 E. - 2024/19 K.
DAVANIN KONUSU : Ticari Unvanın ve Markanın Korunması
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/01/2024 tarih ve 2023/788 E. - 2024/19 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 03.09.1997 tarihinde kurulduğunu, kurulduğu günden bu yana inşaat ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin ayrıca ... ibareli tescilli ve tanınmış markaların da tek sahibi olduğunu, davalı şirketin ise 13.05.2013 tarihinde kurulduğunu ve inşaat, gayrimenkul ve restorasyon sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkili şirketin ticaret unvanının hemen hemen aynısıyla tescil edilmiş olup, müvekkili şirket unvanına ve marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, davalı şirketin müvekkili şirketin ticaret unvanına haksız tecavüzünün TTKnın 52. maddesi uyarınca tespitine, durdurulmasına ve davalı şirketin ticaret unvanının sicilden terkinine, uğranılan zararların tazmini için 50.000 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekili, davanın kötü niyetli olup iltibas iddiasının gerçek dışı bulunduğunu, müvekkili şirketin sicile tescil edilmesinden itibaren 10 yıl geçtiğini, davacı şirket tarafından bu süre zarfında sessiz kalındığından hak düşürücü sürenin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle uyuşmazlıkta tescilli ticaret unvanına dayanılması nedeniyle TTK hükümlerinin, tescilli markaya dayanılması nedeniyle de 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, marka hakkına dayalı davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin bulunduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmasının gerektiği, ihtisas mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu, somut olayda da davacı adına tescilli markalardan kaynaklı haklara da dayanıldığından, uyuşmazlığın çözümünde FSHHM'nin görevli bulunduğu gerekçesiyle HMK 114, 115 maddeleri uyarınca dava şartı (görev) yokluğundan davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Ankara Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf ...