DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı aleyhine Kocaeli 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, davacının bu takipte borca ve yetkiye itiraz ettiğini, yetkili icra dairesine gönderilen Bursa 10. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla yeniden ödeme emri gönderildiğini ancak davacının ikinci ödeme emrinde borca itiraz etmeyi unuttuğunu, bu sebeple kesinleşen takipte 5.151,49-TL ödemek zorunda kaldığını, gerçekte davacının davalıya borçlu olmadığını, zira takibe dayanak yapılan faturalar karşılık 30/06/2012 tarihinde iade faturası kestiklerini, davalıya 5.500-TL'lik bir çek ile ödeme yaptıklarını, kestikleri iade faturalarının bedellerinin ise 1.156,40-TL ve 3.174,20-TL olduğunu, defter incelemesi ile bu durumun ortaya çıkacağını ileri sürerek icra tehditi altında ödenen 5.151,49TL'nin ticari faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini,...
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 07/08/2014 KARAR TARİHİ : 05/04/2019 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı aleyhine Kocaeli 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, davacının bu takipte borca ve yetkiye itiraz ettiğini, yetkili icra dairesine gönderilen Bursa 10. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla yeniden ödeme emri gönderildiğini ancak davacının ikinci ödeme emrinde borca itiraz etmeyi unuttuğunu, bu sebeple kesinleşen takipte 5.151,49-TL ödemek zorunda kaldığını, gerçekte davacının davalıya borçlu olmadığını, zira takibe dayanak yapılan faturalar karşılık 30/06/2012 tarihinde iade faturası kestiklerini, davalıya 5.500-TL'lik bir çek ile ödeme yaptıklarını, kestikleri iade faturalarının bedellerinin ise 1.156,40-TL ve 3.174,20-TL olduğunu, defter incelemesi ile bu durumun ortaya çıkacağını ileri sürerek icra tehditi altında ödenen 5.151,49TL'nin ticari faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini, davalının kötü niyetli takip yapması sebebiyle tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı davanın reddini savunmuş, taraflar arasında mal alım satımı sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, davacı için düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle icra takibi yaptıklarını, savunmada bahsedilen iade faturalarının kendilerine ulaşmadığı gibi ürün iadesi de yapılmadığını, davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava İ.İ.K.'nın 72-son maddesi uyarınca icra takibi sırasında haksız yere tahsil edilen paranın istirdadına ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı ile davalı arasında mal alış verişi olduğu konusunda tereddüt ve uyuşmazlık bulunmadığı, davalıya iade ve teslim edildiği söylenen malların kargo yoluyla gönderildiği için davacının düzenlediği sevk irsaliyelerinde teslim imzası bulunmasının beklenmediği, kargo şirketinden gelen cevabi yazıda iade malların davalıya hatasız ve eksiksiz olarak teslim edildiğinin bildirildiği ve kargo şirketinin tarafsız üçüncü kişi durumunda olması nedeniyle beyanlarının hükme esas alınmasında sakınca bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2016/18369 esas 2018/2941 karar sayılı bozma ilamında; "Davacı iddiasında icra takibine konu borcun 5.500-TL bedelli çek ve davalıya kesilen iki adet iade faturasına konu malların iadesi nedeniyle ödendiğini belirttiği, mahkemece davacının beyanı doğrultusunda dava dışı kargo şirketine yazılan yazıya verilen cevaba göre davanın kabulüne karar verildiği, ancak davacının davalıya kestiği iki adet iade faturasındaki malların bu kargo belgelerindeki mallar olup olmadığı, kargodaki malların teslim edilip edilmediğinin araştırılmadığı ve salt ...