Mahkememizde görülmekte olan alacak ve genel kurul kararının iptali istemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosyadaki davacı vekilinin dava dilekçesi ile davaya konu olan kredinin yönetim kurulu kararı ile tahsis edildiği, krediden kaynaklı riskin gecikmeler hariç 1.770.064,23-USD olduğu, arabuluculuk başvuru tarihi itibari ile ise toplam tutarın 3.500.125,01-USD olduğu, davalıların 27/12/2012 tarihli kredi tahsisi kararı ile bankacılık teamüllerine aykırı biçimde kredi riskine karşılık herhangi bir maddi kefalet almayarak riskin karşılıksız bırakılmasına bu suretle bankanın 3.576.591,78-USD zarara uğramasına yol açtıklarını, bu nedenle zarara konu 3.576.591,78-USD zararının Merkez Bankasının fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiz oranında...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/159 KARAR NO : 2025/42
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 29/01/2021 KARAR TARİHİ : 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak ve genel kurul kararının iptali istemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosyadaki davacı vekilinin dava dilekçesi ile davaya konu olan kredinin yönetim kurulu kararı ile tahsis edildiği, krediden kaynaklı riskin gecikmeler hariç 1.770.064,23-USD olduğu, arabuluculuk başvuru tarihi itibari ile ise toplam tutarın 3.500.125,01-USD olduğu, davalıların 27/12/2012 tarihli kredi tahsisi kararı ile bankacılık teamüllerine aykırı biçimde kredi riskine karşılık herhangi bir maddi kefalet almayarak riskin karşılıksız bırakılmasına bu suretle bankanın 3.576.591,78-USD zarara uğramasına yol açtıklarını, bu nedenle zarara konu 3.576.591,78-USD zararının Merkez Bankasının fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiz oranında hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve tahsil olunmasını talep etmiştir. Davalı ...' in arabuluculuk sürecinin kanuni olarak gerçekleşmediğini, tazminat alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, öte yandan 27/12/2012 tarihli kredi tahsis kararının bankacılık mevzuatına ve teamüllerine uygun olduğunu,... ekonomik ve siyasi ilişkileri, eğitim kurumlarının kredi üreticisi ile ... Şirketinin mali değerlendirmesi, yine kredi teminatlandırılması bakımından durum değerlendirildiğinde teminat olarak kefalet alınmamasının başlı başına olumsuzluk olmadığı, ayrıca müvekkilinin bankadan ayrıldığı öte yandan TTK m.553 kapsamında davalının sorumlu olması açısından yasal şartlarının oluşmadığı, davanın sonuçlandırılması için kredi borçlusu firma ve kefiller yönünden yapılan icra takibinin aciz vesikasına bağlanması gerektiğini, ayrıca banka tarafından kat ihtarnamesinin gönderilmemesi nedeniyle zararın artmasına yol açıldığını, müvekkilinin bankadaki görev süresince ağırlıkla bankanın ve kamu zararının en aza indirilmesi için çabalamış olduğunu, davanın red olunmasını savunmuştur. Asıl dosyada diğer davalılar davayı inkar eden konumundadırlar. Buna karşılık yargılama aşamasında birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dava dosyasında ise asıl dava dosyasına konu olan 27/12/2012 tarihli kredi tahsis kararları ile bankacılık teamüllerine aykırı biçimde kredi riskine herhangi bir maddi teminat almayarak riskin karşılıksız kalmasını ve 3.576.591,78-USD tutarında olmak üzere davalıların zarara yol açtıklarının iddiası ile ... CBS ...Sr.sayılı dosyasına istinaden şikayette bulunulduğu, ayrıca ... 2.ATM'nin ... E.sayılı dosyasına istinaden alacak davası olarak açıldığını, davalıların adı geçen eylemlerine rağmen 30/03/2013 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 6 numaralı maddesinde yer alan karar ile ibra olunduklarını bu nedenle alınan kararın iptaline dair kara...