Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı kısıtlı ...'ın terkin edilen ancak ihyasını talep ettikleri ...'nin pay sahibi ve aynı zamanda müdürü olduğunu, şirketin ... İli, ... İlçesi, ... Köyü 240 Ada, 13 parsel ve 267 Ada, 2 parselde kayıtlı iki taşınmazı olduğunu, gayrimenkulleri için işlem yapmak amaçlı ... Ticaret Odası Başkanlığına gidildiğinde, buradaki yetkililer tarafından şirketin ... tarihli sayı ... nolu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nden resen terkin edildiğinin öğrenildiğini, davalı ... Müdürlüğünce ihtar çekmeksizin Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca şirketin resen terkinine karar verildiğini, yapılan terkin işleminin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona...
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/813 KARAR NO : 2025/89
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 19/12/2024 KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı kısıtlı ...'ın terkin edilen ancak ihyasını talep ettikleri ...'nin pay sahibi ve aynı zamanda müdürü olduğunu, şirketin ... İli, ... İlçesi, ... Köyü 240 Ada, 13 parsel ve 267 Ada, 2 parselde kayıtlı iki taşınmazı olduğunu, gayrimenkulleri için işlem yapmak amaçlı ... Ticaret Odası Başkanlığına gidildiğinde, buradaki yetkililer tarafından şirketin ... tarihli sayı ... nolu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nden resen terkin edildiğinin öğrenildiğini, davalı ... Müdürlüğünce ihtar çekmeksizin Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca şirketin resen terkinine karar verildiğini, yapılan terkin işleminin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olamayacağını, şirketin tasfiye edilmemiş gayrimenkulleri olduğunu ve usulsüz olarak tasfiye edildiğini, bilindiği üzere Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar münfesih halde bulunan şirketlerin Ticaret Sicili Müdürlüklerince tespit edilip sonrasında da resen terkin edilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, şirketin terkin edilmesine yönelik işlemin hukuka aykırı olduğunu, zira davalı tarafından terkin işleminin gerçekleştirildiği şirketin İstanbul Vergi Dairesi ile özel icra müdürlüğüne dosya borçlarının olduğunu, bu borçları ödeyebilecek taşınmazlarının da olduğunu, şirket yetkilisi olan davacının yetki belgesi alması durumunda şirkete ait taşınmazlarını satabilecek ve şirketin borçlarını ödeyebilecek durumda olduğunu, bu sebeple şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, ilgilisine tebligat gönderilmeden gerçekleştirilen terk işlemlerinde ve ayrıca şirketin hak ve borçlarının olması ve bunların tasfiyesi gerektiğinden ortada usule uygun bir terk işlemi bulunmadığının açık olduğunu, bu sebeple burada hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını, davacının ihyası istenilen şirketin yöneticisi olduğundan ve şirketin üzerine kayıtlı taşınmazı bulunduğundan şirketin ihyasını talep etmesinde hukuki yararının mevcut olduğunun açık olduğunu, tüm bu nedenlerden ve resen göz önüne alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 12 Ağustos 2013 tarihinde resen terkin olunan ...'nin (geçici) ihyasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 6102 Sayılı TTK m. 32 v...