Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ile davalı şirket, ... A.Ş.'nin 2012 yılında internet üzerinden vermiş olduğu reklamlar aracılığıyla iletişime geçtiklerini, davacı müvekkilinin davalı firmanın "küçük yatırımlar ile kazanç elde edilebilir ve kaldıraç etkisi ile de kısa vadede yüksek getiriler elde edilebilir" şeklindeki reklamlarına inanarak davalı firma bünyesinde Kasım 2012 tarihinde yatırım hesabı açmış ve yatırım yapmaya başladığını, davalı firmanın müşteri temsilcisi ile yapmış olduğu görüşmeler neticesinde de 10.11.2012 tarihli "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi"ni imzalamış, akabinde hesabı 12.11.2012 tarihinde açıldığını, davacı tarafın piyasa ile ilgili bilgisinin bulunmaması sebebiyle ilk başlarda...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/44 Esas KARAR NO:2025/49
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:06/11/2024 KARAR TARİHİ:20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ile davalı şirket, ... A.Ş.'nin 2012 yılında internet üzerinden vermiş olduğu reklamlar aracılığıyla iletişime geçtiklerini, davacı müvekkilinin davalı firmanın "küçük yatırımlar ile kazanç elde edilebilir ve kaldıraç etkisi ile de kısa vadede yüksek getiriler elde edilebilir" şeklindeki reklamlarına inanarak davalı firma bünyesinde Kasım 2012 tarihinde yatırım hesabı açmış ve yatırım yapmaya başladığını, davalı firmanın müşteri temsilcisi ile yapmış olduğu görüşmeler neticesinde de 10.11.2012 tarihli "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi"ni imzalamış, akabinde hesabı 12.11.2012 tarihinde açıldığını, davacı tarafın piyasa ile ilgili bilgisinin bulunmaması sebebiyle ilk başlarda kayıplar yaşadığını, bu sebeple müşteri temsilcisi tarafından hesabına fonlama yapması gerektiği söylendiğini, davacı müvekkilinin de hesabını kaybetmemek ve zararlarını kurtarmak adına farklı tarihlerde yatırımlar yaptığını, müşteri temsilcilerinin hemen hemen her gün mesai saatleri içerisinde arama yaparak piyasa ve ekonomik takvim hakkında müvekkile bilgilendirme yapmışlar ise de esasen buna bir nevi psikolojik yönlendirme de denilebilir. Zira müvekkilin sistemde açmış olduğu işlem zararda ise aradıkları zaman hele ki zararda olmanın verdiği psikolojik etki ile müşteri temsilcisinin vermiş olduğu tavsiye ve yönlendirme ile işlemler yapmaya devam ettiğini, davacı müvekkilinin ilk başlarda uğradığı zararların kendi hatasından kaynaklandığını düşünmüş ise de daha sonra katıldığı seminerler ve aldığı eğitimlerle aslında davalı firmanın sistemdeki açığı fark ederek bilinçli olarak kendisini zarara uğrattığını ve firmanın kendi lehine kâr elde ettiğini tespit ettiğini, öncelikle davacı müvekkili ile davalı şirket arasında imzalan 10.11.2012 tarihinde "kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesi" ve 01.03.2014 tarihli "yurtdışı türev araçların alım satımına aracılık işlemleri yatırımcı risk bildirim beyannamesi" usulsüz olup yasaya aykırı olduğunu, Sermaye Piyasası Kurulu'nca sözleşmenin geçerli bir şekilde kurulduğunun kabulü için 29.06.2017 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi'nin 50.madde hükmünde; "İşbu sözleşme ile uygunluk testleri usulüne uygun yapılmamış ve çerçeve sözleşmesi mutabakat yapılmadan sözlü olarak anlatılmayan matbu sözleşmelerle elektronik postayla yollanması bilgi amaçlı olup sermaye piyasalarında asıl olan sözleşmelerin her sahifede tüketici tarafından okudum, anladım ve suretini aldım şeklinde ıslak imzalı olması durumunda ancak sözleşmenin hukuki geçerliliği vardır." belirtildiğini, davalı ... A.Ş. ile yapılan 10.11.2012 tarihli ...