DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/02/2020 KARAR TARİHİ : 03/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 12/02/2020 tarihli dava dilekçesinde; davacı hakkında İzmir CBS'nın... numaralı soruşturma başlatıldığını, akabinde davacının ortağı ve yöneticisi olduğu davalı şirkete İzmi.... SCH'nin ... D. İş sayılı 29/09/2016 tarihli kararı ile kayyım atanmasına karar verildiğini, şirket yönetiminin TMSF tarafından görevlendirilen heyet tarafından gerçekleştirildiğini, şirketin kayyımlarca yönetildiğini ancak davacının hakkının tesisi/ korunmasının hukuk gereği zorunlu olduğunu, zira hakkında yapılan soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile biteceği kanaati ile bu takdirde...
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/105 Esas KARAR NO : 2020/682 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/02/2020 KARAR TARİHİ : 03/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 12/02/2020 tarihli dava dilekçesinde; davacı hakkında İzmir CBS'nın... numaralı soruşturma başlatıldığını, akabinde davacının ortağı ve yöneticisi olduğu davalı şirkete İzmi.... SCH'nin ... D. İş sayılı 29/09/2016 tarihli kararı ile kayyım atanmasına karar verildiğini, şirket yönetiminin TMSF tarafından görevlendirilen heyet tarafından gerçekleştirildiğini, şirketin kayyımlarca yönetildiğini ancak davacının hakkının tesisi/ korunmasının hukuk gereği zorunlu olduğunu, zira hakkında yapılan soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile biteceği kanaati ile bu takdirde şirketin kayyımlara devredildiği an ve koşullar ile iadesinin esas ve zorunlu olduğunu kaldı ki davacının halen şirket ortağı durumunda olup ortaklık hakları ve sorumlulukları gereği de bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, dava öncesinde dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak uzlaşma sağlanamadığını, CMK 133. Maddesi kapsamında atanan kayyım heyetinin şirketin yönetim kurulunu oluşturduğunu, TTK kapsamında sorumlulukları bulunduğunu, TTK 359 gereğince yönetim kurulu üyelerinin anonim ortaklığı ve pay sahiplerini koruyan yükümlülüklerinin bulunduğunu, bunların ihlalinin sorumluluk doğurduğunu, yine TTK 553 gereğince yönetim kurulu üyelerinin verdikleri zarardan sorumlu olduğunu, atanan davalı kayyımların tüm işlemlerden dolayı ortaklara karşı sorumlu olduklarını, kötü yönetim nedeniyle ortakların zararın tazmini ile yükümlü olmaları halinde yönetim kurulu üyelerinin her birinin kendi kusurundan sorumlu olacağı gibi toplu alınması gereken kararlarda diğer yönetim kurulu üyelerinin de sorumluluğunun asıl olduğunu, kayyımların basiretli yönetici gibi davranmayarak şirket açısından geri dönüşü imkansız durumlara sebebiyet verdikleri gibi aynı zamanda sektörde önde gelen firmaların ticari durumunu düşürerek ülke ekonomisinin zararına da sebebiyet verdiklerini,...Dış Ticaret AŞ 'nin ihracatta son 3 yıldır ciddi ciro ve karlılık kayıpları yaşadığını, şirketin büyümesi bir yana ihracat cirosunun döviz bazında %20 'den fazla reel olarak küçüldüğünü, Türkiye mobilya ihracatının 2016 'dan 2018 'e yaklaşık döviz bazında %16 büyürken şirket sahiplerinin yönetiminde yer aldığı 2016 yılında 9.000.000,00 seviyelerinde olan ihracat rakamının kayyım denetiminde 7.000.000,00 Dolar seviyelerine kadar düştüğünü, bunun yanı sıra şirket içerisinde bir çok zarar kaleminin olduğunun da açık olduğunu bunun mahkemece yapılacak inceleme sonucu tespit edileceğini, uluslararası denetim kurumlarınca yapılan incelemeler sonuacunda kayyım heyetinin şirketin zararına sebebiyet verdiğinin tespit edilere...