Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/1832 · K. 2025/5593
Yargıtay5. Ceza Dairesi

5. Ceza Dairesi E:2022/1832 K:2025/5593

E. 2022/1832K. 2025/559321 Nisan 2025
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

HÜKÜM : Sanığın katılan ...'ya yönelik eyleminin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkûmiyet, mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ... ve ...'e yönelik ikna suretiyle irtikap suçundan ayrı ayrı beraatine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Hazine vekilinin 01.11.2018 tarihli ve...

Karar Metni

5. Ceza Dairesi 2022/1832 E. , 2025/5593 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/272 Esas, 2015/148 Karar SUÇ : Zincirleme biçimde ikna suretiyle irtikap HÜKÜM : Sanığın katılan ...'ya yönelik eyleminin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkûmiyet, mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ... ve ...'e yönelik ikna suretiyle irtikap suçundan ayrı ayrı beraatine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Hazine vekilinin 01.11.2018 tarihli ve E.3369145 sayılı Bakanlık Oluruna istinaden 09.11.2018 tarihli dilekçesi ile adı geçen bakanlık adına vaki temyiz isteminden vazgeçtiği gözetilerek incelemenin katılan Hazine vekilinin beraat ve mahkumiyet hükümlerine, sanık müdafiinin ise mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevî cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddî olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, olayın oluş şekline göre sanığın katılan ...'a yönelik eyleminde öğretî ve uygulamada kabul edildiği üzere Yasa'nın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan davranışının bulunmadığı, bu itibarla cebrî irtikap suçunun yasal unsurları oluşmadığı gibi suç tarihine nazaran eyleminin rüşvet alma niteliğinde de olmadığı, sanık hakkındaki mahkûmiyete konu oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı, bu suç ile sanığın katılan ... dışındaki diğer mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 250/2. maddesinde düzenlenen ikna suretiyle irtikap suçunun kanunda öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilavelî dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, 01.09.2009 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri...

Benzer Kararlar

Yargıtay5. Ceza Dairesi

E. 2022/5237 · K. 2025/7714

30 Haziran 2025

Yargıtay5. Ceza Dairesi

E. 2022/5343 · K. 2025/13108

16 Kasım 2025

Yargıtay5. Ceza Dairesi

E. 2022/2218 · K. 2025/6922

3 Haziran 2025

Yargıtay5. Ceza Dairesi

E. 2021/8262 · K. 2025/5221

8 Nisan 2025

Yargıtay5. Ceza Dairesi

E. 2022/1850 · K. 2025/10960

13 Ekim 2025

Yargıtay5. Ceza Dairesi

E. 2022/8974 · K. 2025/6857

2 Haziran 2025