Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl ve birleşen davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazlar kadastro sırasında, toprak tevzi komisyonunca oluşturulan tapu kaydına dayalı olarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Asıl dosyada ve birleşen dosya 2009/507 Esas, 2013/495 Karar sayılı dosyada davacılar özetle; dava dilekçesinde belirttiği taşınmazların babalarından kaldığını ileri sürerek adlarına tescilini talep...
8. Hukuk Dairesi 2023/5937 E. , 2025/4882 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/78 E., 2022/13 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl ve birleşen davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazlar kadastro sırasında, toprak tevzi komisyonunca oluşturulan tapu kaydına dayalı olarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Asıl dosyada ve birleşen dosya 2009/507 Esas, 2013/495 Karar sayılı dosyada davacılar özetle; dava dilekçesinde belirttiği taşınmazların babalarından kaldığını ileri sürerek adlarına tescilini talep etmişlerdir.
... Kadastro Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2009/476 Esas, 2015/315 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davanın kabulü ile dava konusu 107 ada 16 ve 20, 108 ada 25, 112 ada 139 ve 113 ada 40 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına, 107 ada 14 ve 19, 108 ada 26, 110 ada 30, 112 ada 45, 113 ada 41 ve 46 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına tesciline karar verilmiş, verilen hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.01.2016 tarihli ve 2015/20062 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; ‘’...Dava konusu taşınmazların Toprak Tevzi Komisyonunca oluşturulan 14.12.1966 tarihli tapu kayıtlarına dayalı olarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiğinden taşınmazlar 1966 yılında tescil edilmiş olmaları nedeniyle davacıların 1946 ve öncesinde itibaren bu taşınmazlarda çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini ispatlaması gerektiği, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişiler beyanlarında davaya konu taşınmazların yaklaşık 50 yıldır davacıların babaları ... ... tarafından kullanıldığını, ...'un yaklaşık 40 yıl önce öldüğünü, dava konusu ada parselleri ... ve ...' e bıraktığını, taşınmazların davacılar tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, keşif sonrasında hazırlanan zirai bilirkişilerin heyet raporu, Jeodezi Fotogrametri Bilirkişisinin raporu, dava konusu taşınmazların en eski 1963 yılına ait hava fotoğrafından ise dava konusu 107 Ada 14,16,19 ve 20 Parsel, 112 Ada 139 Parsel nolu ve 113 Ada 40, 41 ile 46 Parsel nolu no'lu taşınmazların tamamının sürülü olduğu, imar ve ihya çalışmasının yapıldığı, zirai bilirkişi heyeti raporunda da işbu taşınmazların tarım arazisi (Tarla) olduğu, taşınmazda orman envali bulunmadığı ve orman toprağı özelliğinin olmadığı...