MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/999 Esas, 2024/1782 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/753 E., 2018/720 K. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarından SPK'ya ve yasal mevzuatlara aykırı, usulsüz bir şekilde para topladığını, müvekkilinin de davalı şirkete para yatıran kişilerden biri olduğunu ileri sürerek davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine ve neticeten ıslah...
11. Hukuk Dairesi 2025/2448 E. , 2025/5294 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/999 Esas, 2024/1782 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/753 E., 2018/720 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarından SPK'ya ve yasal mevzuatlara aykırı, usulsüz bir şekilde para topladığını, müvekkilinin de davalı şirkete para yatıran kişilerden biri olduğunu ileri sürerek davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine ve neticeten ıslah dilekçesiyle 88.232,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, 37.569,35 TL'nin dava tarihi olan 23.10.2017 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesince onanmıştır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile daha önce verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının bireysel başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nin 2020/20790 başvuru numaralı, 20.12.2023 tarihli kararı gereğince yeniden yapılan yargılamada, davalının süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, zamanaşımı def'i yönünden davacı lehine usuli kazanılmış bir hakkın söz konusu olmadığı, dosya içerisinde mevcut belgelere göre davacının davalı şirkete 01.01.1997 tarihinde para yatırdığı, buna karşın eldeki davanın 23.10.2017 tarihinde açıldığı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, Yargıtay HGK'nın 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E. ve 2009/526 K. sayılı kararı doğrultusunda davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesine karar verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2018 tarihli, 2017/753 E. ve 2018/720 K. sayılı kararı ile Dair...