SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.01.2020 tarihli ve 2017/15-618 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; Sarıyer 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2009 tarihli ve 2008/259 Esas, 2009/32 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün kesinleşme tarihi olan 09.03.2009 tarihi ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 2021/41552 Esas, 2022/1403 Karar sayılı ilamına konu kanun yararına bozma kararının verildiği 27.01.2022 tarihi arasında dava zamanaşımının durduğu...
11. Ceza Dairesi 2025/622 E. , 2025/14921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/476 E., 2024/377 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.01.2020 tarihli ve 2017/15-618 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; Sarıyer 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2009 tarihli ve 2008/259 Esas, 2009/32 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün kesinleşme tarihi olan 09.03.2009 tarihi ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 2021/41552 Esas, 2022/1403 Karar sayılı ilamına konu kanun yararına bozma kararının verildiği 27.01.2022 tarihi arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 10.11.2006 olarak doğru şekilde yazıldığı belirlenmekle birlikte; gerekçe bölümünde yer alan olay anlatımında 22.01.2008 şeklinde yazılması maddi hata olarak kabul edilmiş, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d, 168/1, 62. maddeleri uyarınca karar verilirken, hapis cezasının yanında (1) gün adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, tekerrüre esas alınan dolandırıcılık suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alınması karşısında, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilam esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olduğu, Mahkemece bozma kararının gereğinin yerine getirildiği, eleştiri dışında kararda bu yönden herhangi bir isabetsizlik görülmediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, tebliğanameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.