DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/07/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sözleşmenin haksız feshinin tesbiti, davaya konu dairelerin davacı adına tescili, olmadığı takdirde bedelinin tahsili, dava konusu taşınmazlar üzerine ipotek tesisi talebine ilişkindir.Mahkemece istinafa konu karar ile, davacının dava tarihi itibariyle tacir olmadığı gerekçesi ile asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı davalı şirket vekili süresinde ve usulünce istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinafında, uyuşmazlığın inşaat sözleşmesinden kaynaklandığını yapılan işin tutar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/513 KARAR NO: 2024/806 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/01/2024 NUMARASI: 2023/646 Esas, 2024/56 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/07/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sözleşmenin haksız feshinin tesbiti, davaya konu dairelerin davacı adına tescili, olmadığı takdirde bedelinin tahsili, dava konusu taşınmazlar üzerine ipotek tesisi talebine ilişkindir.Mahkemece istinafa konu karar ile, davacının dava tarihi itibariyle tacir olmadığı gerekçesi ile asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı davalı şirket vekili süresinde ve usulünce istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinafında, uyuşmazlığın inşaat sözleşmesinden kaynaklandığını yapılan işin tutar itibariyle esnaf faaliyeti sınırını aştığını belirterek hatalı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davaya konu uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir.6102 sayılı TTK'nın 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünden düzenleme olması gerekmektedir. Anılan kanunun 5.maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunun şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olup, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir.6102 Sayılı T.T.K.nun 12.maddesine bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kimseye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla hakla bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Anılan Yasanın 11.maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." 15.maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.m...