DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/07/2024 Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı usulden reddine yönelik verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Başkanı ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının alacaklı sıfatıyla murisin borçlusu olduğu sahte kambiyo senedine dayanarak İstanbul Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı İcra Takip dosyasından usul ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1780 KARAR NO: 2024/1514 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2024 NUMARASI: 2024/98 Esas, 2024/123 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/07/2024 Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı usulden reddine yönelik verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Başkanı ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının alacaklı sıfatıyla murisin borçlusu olduğu sahte kambiyo senedine dayanarak İstanbul Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı İcra Takip dosyasından usul ve yasaya aykırı yapılmış infaz sonucu uhdesine geçirdiği "Vekalet Ücreti"nin terekeye ait olması nedeniyle şimdilik 3.000 TL kısmının (Üzeri miktardaki hakkı saklı kalmak kaydıyla); bu paranın davalı eline geçtiği günden itibaren en yüksek banka faizi işletilerek; davalıdan alınarak; davacılara verilmesi; davalının muris parasından uhdesine geçen 512.526,41 TL paradan; ne kadarının vekalet ücreti adı altında kendisinde kaldığını, ne kadarının ne zaman ve ne şekilde yunan ...'a geçtiğinin tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sözde alacak vekalet ücretinin iadesi alacağı olduğu, genel alacaklarda davanın açılacağı mahkemenin yetkisi davalının ikametinin bulunduğu yer olduğu, yetkili mahkemelerin Bakırköy mahkemeleri olduğu, huzurda açılan davanın konusu ödenen vekalet ücretinin iadesine ilişkin olup iş bu davada davanın tarafının kendisi değil müvekkilinin olması gerektiği, davanın taraf yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği, ayrıca bu talep davanın mahiyeti itibari ile istirdat davası olması gerektiği ki istirdat davasında da dava açma süresi 1 yıl olduğundan iş bu yönüyle de dava şartı mevcut olmadığından davanın usulden reddinin gerektiği, davacılarının babalarının ceza evinde olması ve tebligatın usulsüz yapılması süreci icra müdürlüğü ve PTT nin sorumluluğunda olduğu iş bu kusurların davalının kendisine atfedilemeyeceği ve bu yönüyle de davanın reddi gerektiği, davacıların iddialarının tümümün reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; "7445 sayılı Kanunun 30. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. maddesi gereği arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından davacının davasının dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE..." karar verilmiş olup,...