KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2024 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-b, 35, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 21.02.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 tarihli ve 2024/26839 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2025 tarihli ve KYB-2025/125754 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,...
8. Ceza Dairesi 2025/12134 E. , 2025/11352 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/7 E., 2024/105 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2024 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-b, 35, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 21.02.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 tarihli ve 2024/26839 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2025 tarihli ve KYB-2025/125754 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2025 tarihli ve KYB-2025/125754 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suçun kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre suç tarihi itibariyle sanık lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/3 ve 104/2. maddeleri gereğince 10 yıl olağan, 15 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanığın müsnet suçu 05/03/2003 tarihinde işlediği, 26/02/2009 tarihinde savunmasının alındığı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih itibariyle zamanaşımının kesildiği ve zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, sanığın sorgusunun yapıldığı 26/02/2009 tarihinden itibaren hükmün açıklandığı 13/02/2024 tarihine kadar geçen süreden, duran zamanaşımı süresi olan 2 yıl 6 ay 16 gün çıkartıldığında kalan sürede, olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu, keza suçun işlendiği 05/03/2003 tarihi ile hükmün açıklandığı 13/02/2024 tarihine kadar geçen süreden, zamanaşımı süresinin durduğu 2 yıl 6 ay 16 gün mahsup edildiğinde kalan sürede, olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolduğu cihetle, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin(d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 765 sayılı Kanun'un 102/3. maddesi uyarınca atılı suçun tabi olduğu asli dava zamanaşımı süresinin 10 yıl, aynı Kanun'un 104/2. maddesi göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 15 yıl olduğu anlaşılmıştır. 3. Hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 03.10.2012 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde işlediği ikinci suç tarihinin 19.04.201...