Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak elinden çıkan çek üzerindeki keşideci imzası keşideci müvekkili şirketin yetkilisine lehtar ciranta imsazı da lehtar ciranta müvekkili şirketin yetkilisine ait olamadığını ekte müvekkili şirketlere ait imza sirküleri örneklerinin sunulduğunu bu sirkülerdeki imzalar ile çekteki keşideci ve lehtar ciranta imzasının aynı olmadığını müvekkili şirketlerden ...'in yetkili temsilcisi yani çeki keşide etmek de dahnil her türlü temsil ve ilzam yetkisi münferiden şirket yönetim kurulu üyesinin ...'a ait olduğunu müvekkili şirkette ... dışında hiç kimsenin temsil ve ilzam yetkisinin bulunmamakta olduğunu müvekkili şirket yetkilileri tarafından imzalanmayan çek nedeniyle müvekkili şirketlerin davalı...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/666 Esas KARAR NO:2024/445
DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:09/12/2019 KARAR TARİHİ:19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak elinden çıkan çek üzerindeki keşideci imzası keşideci müvekkili şirketin yetkilisine lehtar ciranta imsazı da lehtar ciranta müvekkili şirketin yetkilisine ait olamadığını ekte müvekkili şirketlere ait imza sirküleri örneklerinin sunulduğunu bu sirkülerdeki imzalar ile çekteki keşideci ve lehtar ciranta imzasının aynı olmadığını müvekkili şirketlerden ...'in yetkili temsilcisi yani çeki keşide etmek de dahnil her türlü temsil ve ilzam yetkisi münferiden şirket yönetim kurulu üyesinin ...'a ait olduğunu müvekkili şirkette ... dışında hiç kimsenin temsil ve ilzam yetkisinin bulunmamakta olduğunu müvekkili şirket yetkilileri tarafından imzalanmayan çek nedeniyle müvekkili şirketlerin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu çeklerin müvekkili şirketler açısından iptalini talep ettiğini müvekkili şirketler aleyhine icra takibinin önlenmesi için öncelikle HMK md. 208 vd. Uyarınca takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, bu talebinin kabul görmediği takirde İİK md. 72/2 hükmü uyarınca yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, dava konusu çek üzerindeki keşideci ve lehtar- ciranta imzasının müvekkili şirketlerin yetkililerine ait olmadığının ve bu nedenle müvekkili şirketlerin yetkililerine ait olmadığının ve bu nedenle müvekkili şirketlerin davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile söz konusu çekin müvekkili açısından iptalini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile yapılan sözleşme çerçevesinde Davacı- Borçlu ... tarafından diğer davacı-borçlu şirket hayat turizme tanzim edilen ... şubesine ait 30/09/2018 keşide tarihli, ... seri numaralı 150.000,00 TL bedelli çekin müvekkili firma alacaklarına istinaden teslim edildiğini ancak çek bedelinin her iki davacı borçlu tarafından ödenmediğini .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 10/10/2018 tarihinde kambiyo takibine konu edindiğini, öncelikle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddini davanın zaman aşımına uğraması yönüyle reddini davacı borçlu şirketlerin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Delillerin toplanması aşamasında davacı vekili 09/07/2024 tarihinde davadan feragat ettiğini belirtmiştir. Davadan feragat 6100 Sayılı HMK'nın 307 maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafların ...