Mahkememize tevzi edilen ve yukarıda belirtilen sıraya kaydedilen ihya davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şirketi isimli şirketin ...'da ... ticaret sicil numarası ile 31/10/2019 tarihinde tescil edildiğini, şirketin terkin ve tasfiye edilmeden önceki adresinin "..." olduğunu, söz konusu şirketin Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri gereğince 30.12.2022 tarihinde tasfiye edildiğini, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, somut davalarında ise...
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/479 Esas KARAR NO : 2024/729
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 31/07/2024 KARAR TARİHİ : 17/10/2024
Mahkememize tevzi edilen ve yukarıda belirtilen sıraya kaydedilen ihya davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şirketi isimli şirketin ...'da ... ticaret sicil numarası ile 31/10/2019 tarihinde tescil edildiğini, şirketin terkin ve tasfiye edilmeden önceki adresinin "..." olduğunu, söz konusu şirketin Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri gereğince 30.12.2022 tarihinde tasfiye edildiğini, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, somut davalarında ise konunun şirketin tasfiye dışında kalmış menkul bir mal varlığının sabit olması olduğunu, müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı ... marka, ... model, ... tip, iki tekerlekli, siyah, ... motor numaralı, ... şasi numaralı motorsikletin tasfiye edilmediğini, bahsi geçen motorsikletin 16.06.2020 tarihinde müvekkili şirketin eski ortağı ve eski münferit müdürü olan ...'de bulunduğu esnada çalındığını, tasfiye anında kayıp olan motorun şirketin tasfiyesi dışında kalmış olduğundan motorun trafikten men edilemediğini, işbu sebeple her yıl düzenli olarak motora ait Motorlu Taşıtlar Vergisi çıktığını ve ödendiğini, 6335 Sayılı Kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici madde 7 hükmü "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir" gereğince işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı ve resen göz önüne alınacak sair sebeplerle 30.12.2022 tarihinde resen terkin olunan ... Şirketi'nin kısmi ihyası ile şirket üzerine kayıtlı motorsikletin trafik tescilinin silinmesi için taraflarına yetki verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadı...