Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA : Davacı vekili dilekçesi ile, müvekkili ...'nın davalı şirketin %48 oranında azınlık pay sahibi konumunda olduğunu, 1995 yılında aile şirketi olarak kurulan şirketin 2015 yılından itibaren %48 müvekkil, %52 müvekkilin ağabeyi ...'ya ait olacak şekilde ortaklık yapısına geçtiğini, diğer ortağın çoğunluk payına sahip olması ve yönetim kurulu başkanlığı yapması ile birlikte müvekkilin tüm yasal hakları bertaraf edilmeye başlandığını, pay sahipliği, yönetim kurulu ve şirketin içerisinde bulunduğu hâl, ortaklık ilişkisinin yürütülmesini imkânsız hale getirdiğini, çoğunluk hisselerine sahip olan ortağın müvekkilinin paylarından doğan haklarını kullanmasına engel olduğunu, şirket zararına işlemler yaparak şirketi sadece kendine menfaat sağlayacak işlemler...
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2024/
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 20/04/2022 KARAR TARİHİ : 30/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA : Davacı vekili dilekçesi ile, müvekkili ...'nın davalı şirketin %48 oranında azınlık pay sahibi konumunda olduğunu, 1995 yılında aile şirketi olarak kurulan şirketin 2015 yılından itibaren %48 müvekkil, %52 müvekkilin ağabeyi ...'ya ait olacak şekilde ortaklık yapısına geçtiğini, diğer ortağın çoğunluk payına sahip olması ve yönetim kurulu başkanlığı yapması ile birlikte müvekkilin tüm yasal hakları bertaraf edilmeye başlandığını, pay sahipliği, yönetim kurulu ve şirketin içerisinde bulunduğu hâl, ortaklık ilişkisinin yürütülmesini imkânsız hale getirdiğini, çoğunluk hisselerine sahip olan ortağın müvekkilinin paylarından doğan haklarını kullanmasına engel olduğunu, şirket zararına işlemler yaparak şirketi sadece kendine menfaat sağlayacak işlemler gerçekleştirdiğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiğini, hileli yollarla faaliyet raporlarında kasıtlı olarak şirketin zarar gösterildiğini ve bu şekilde kar payının dağıtılmasına engel olunduğunu, şirketin tüm imkanları diğer ortak tarafından kendi şahsi ve kişisel menfaatleri için kullanıldığını, kişisel zenginleşme aracı olarak kullanıldığını, müvekkili davacının kasıtlı olarak şirketten soyutlandığını ve şirketin malvarlıkları, taşınır taşınmazları, karı, zararı, hangi bankada ne kadar para bulunduğu, yapılan yatırımların ne olduğu konusunda hiç bilgi verilmedığını, müvekkilinin ortaklık kar payını sorması halinde her defasında önümüzdeki sene dağıtılacak denilerek oyalandığını, gelinen noktada yönetim kurulu başkanı ortağın tek taraflı keyfiyeti söz konusu olup, hesap vermekten kaçındığını ve hileli yollara başvurmakta olduğunu, her ne kadar yönetim kurulu üyeliği sıfatı bulunsa da, müvekkilinin aktif olarak bunu yerine getiremediğini, davalı şirketin bütün iş ve işlemlerinin diğer yönetim kurulu üyesi ve başkanı tarafından yapıldığını, şirketin son yıllara ait, tüm finansal ve konsolide tablolarının, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporlarının, günlük üretim raporlarının, denetleme raporlarının ve diğer ilgili tüm bilgi ve belgelerin birer suretleri incelendiğinde yapılan usulsüzlüklerin açıkça anlaşılacağını, son olarak şirket yönetim kurulu başkanı tarafından şirketin özen yükümlülüğüne aykırı şekilde yönetildiğini, bu çerçevede şirkete zarar verici iş, işlem ve fiillere derhal son verilmesini, şirkete verilen zararı tespit ederek tazmin edilmesini, diğer şirketlere kaynak aktarımına son verilmesini, bugüne kadar verilen tüm zararların tazmin edilmesini, aksi halde sorumluluk davası açılacağı...