Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının borcu nedeniyle ikame edilen ....E. -.... sayılı ilamına konu alacağın ....E sayılı dosyası üzerinden 02.09.2022 tarihinde tahsil edilebildiğini, Mahkeme ilamına göre davalının temerrüdünün 21.07.2016 tarihinde başladığını, iş bu davanın, alacağın geç tahsili nedeniyle faiz ile karşılanamayan zararların (munzam zarar) tahsilinin amaçlandığını, ...., 25.04.2018 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, Borçlar Kanunu'nun 105/I. maddesinde munzam zarar başlığı altında yapılan düzenleme ile "Alacaklı düçar olduğu zarar geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi tazmin ile mükelleftir." denilmek suretiyle alacaklının temerrüt faizini...
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/267 Esas - 2023/578 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/267 Esas KARAR NO : 2023/578
HAKİM :... KATİP :...
DAVACI ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :.. VEKİLİ : Av.....
DAVA : Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2023 KARAR TARİHİ : 17/07/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının borcu nedeniyle ikame edilen ....E. -.... sayılı ilamına konu alacağın ....E sayılı dosyası üzerinden 02.09.2022 tarihinde tahsil edilebildiğini, Mahkeme ilamına göre davalının temerrüdünün 21.07.2016 tarihinde başladığını, iş bu davanın, alacağın geç tahsili nedeniyle faiz ile karşılanamayan zararların (munzam zarar) tahsilinin amaçlandığını, ...., 25.04.2018 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, Borçlar Kanunu'nun 105/I. maddesinde munzam zarar başlığı altında yapılan düzenleme ile "Alacaklı düçar olduğu zarar geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi tazmin ile mükelleftir." denilmek suretiyle alacaklının temerrüt faizini aşan zararını borçlunun kusurunun bulunmadığını ispat edememesi halinde ödemekle yükümlü olduğunun kabul edildiğini, 6098 sayılı TBK'nın 122/1. maddesinde de; "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiç bir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde BK'nın 105. maddesindeki düzenlemeye paralel ve dili sadeleştirilmiş bir hüküm getirildiğini, Anayasa Mahkemesinin de bireysel başvuru sonucunda vermiş olduğu 21.12.2017 gün ve 2014/2267 sayılı başvuru no'lu kararına konu uyuşmazlıkta, Enflasyon ve buna bağlı olarak oluşan döviz kuru, mevduat faizi, Hazine bonosu ve devlet tahvili faiz oranlarının sabit yasal ve temerrüt faiz oranlarının çok üstünde gerçekleşmesi, borçlunun yararlanması, alacaklının ise zarara uğraması sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle borçlu borcunu süresinde ödememekte, yargı yoluna başvurulduğunda da yargı süresini uzatma gayreti göstermekte; böylece yargı mercilerindeki dava ve takipler çoğalmakta, yargıya güven azalmakta, kendiliğinden hak alma düşüncesi yaygınlaşarak kamu düzeni bozulmakta, kişi ve toplum güvenliği sarsılmaktadır (....). Mülkiyet hakkı kapsamında alacağın geç ödenmesi durumunda arada geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın değerinde oluşan hissedilir aşınma ile mülkiyetin gerçek değeri azaldığı gibi bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak getirisinden yararlanmak imkanı da bulunmamaktadır. Bu şekilde kişiler mülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğramaktadır." (A....). denildiği....kararlarının bağlayıcılığını da gözönüne alarak uzun süreden beri devam eden yerleşik uygulamasındaki munzam zara...