DAVANIN KONUSU: Tazminat (Acıntalık sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında imzalanan Saha Gücü Bayilik Sözleşmesi'nin acentelik sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirketin davalılar ve davalıların aboneleri arasındaki abonelik sözleşmesi kurulmasına aracılık ettiğini, davalıların yönetiminin değişmesi nedeniyi 31/07/2017 tarihinde sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın sona erdirildiğini, davalıların denkleştirme tazminatı istemlerinin önüne geçebilmek amacıyla...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1706 KARAR NO: 2023/1672 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24.06.2020 NUMARASI: 2018/690 E. - 2020/337 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Acıntalık sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında imzalanan Saha Gücü Bayilik Sözleşmesi'nin acentelik sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirketin davalılar ve davalıların aboneleri arasındaki abonelik sözleşmesi kurulmasına aracılık ettiğini, davalıların yönetiminin değişmesi nedeniyi 31/07/2017 tarihinde sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın sona erdirildiğini, davalıların denkleştirme tazminatı istemlerinin önüne geçebilmek amacıyla acentelik sözleşmesini gizlemeye çalıştığını, sözleşmenin incelenerek hangi sözleşme türü olduğunun tayin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalılar ve davalıların müşterileri arasındaki abonelik sözleşmesi kurulmasına aracılık ettiğini, aracılık ettiği sözleşmenin tarafı olmadığını ve bu anlamda taraflar arasındaki sözleşmenin bayilik değil acentelik sözleşmesi olduğunu, müvekkili ve davalılar arasındaki sözleşmenin on yedi yıl sürdüğünü, bu süreçte de davalılara yüz binlerce abone kazındırdığını ve bu konuda da çeşitli ödül ve övgüler aldığını, on yedi yıldır devam eden ilişkiyi müvekkilinin kendi isteğiyle sonlandırmadığını, davalıların müvekkiline denkleştirme tazminatı ödemesi gerektiğini, davalılarca sözleşme süresinin en az on yıl devam edeceği güveninin verildiğini, müvekkilinin bu güvene istinaden yatırım yaptığını, iş ağını genişlettiğini, haklı bir sebep gösterilmeden sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle müvekkilinin kâr etme hakkının elinden alınmış olduğunu, davalılarca müvekkiline dayanağı bulunmayan ceza faturalarının kesildiğini ve hak ediş tutarlarının düşürüldüğünü, bununla ilgili müvekkiline yeterli bilginin verilmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL yoksun kalınan kârın, 100 TL ceza faturalarına ilişkin bedelin ve 100 TL denkleştirme tazminatının, sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki "Kurumsal Bayilik Sözleşmesi" adlı belge uyarınca davacının, davalılar ile davalıların aboneleri arasında abonelik sözleşmesi kurulmasına aracılık etme yükümlüğü altına girdiğini ve görevini ödül alacak kadar üst seviyede yerine getirdiğini, davalıların yönetimindeki de...