Taraflar arasındaki asıl ve karşı davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı- karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılmış 05/01/2015 tarihli Sözleşme ve 13/03/2015 tarihli protokol kapsamında müvekkilinin üzerine düşen edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin, davalının tedarik ettiği tohumlarla, davalı tarafça incelenip onaylanan tarlalarda, eğitimli personeller yoluyla sadece davalıya teslim edilmek üzere patates üretimi yaptığını ancak, davalının sulamanın doğru yapılmadığı ve bundan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1951 KARAR NO: 2023/1905 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09.07.2020 NUMARASI: 2016/12 Esas - 2020/321 Karar ASIL DAVA: Menfi Tespit KARŞI DAVA: Tazminat Taraflar arasındaki asıl ve karşı davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı- karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılmış 05/01/2015 tarihli Sözleşme ve 13/03/2015 tarihli protokol kapsamında müvekkilinin üzerine düşen edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin, davalının tedarik ettiği tohumlarla, davalı tarafça incelenip onaylanan tarlalarda, eğitimli personeller yoluyla sadece davalıya teslim edilmek üzere patates üretimi yaptığını ancak, davalının sulamanın doğru yapılmadığı ve bundan doğan tedarik eksiği zararı iddiasıyla düzenlediği faturayı müvekkiline tebliğ ettiğini, tarlanın aşırı yağıştan zarar gördüğünü ve bu durumu davalının da ikrar ettiğini, ayrıca davalı tarafça tedarik edilen tohumların virüslü olduğuna dair üniversiteden rapor alındığını, bu nedenle davalının müvekkilinden tazminat talep hakkı bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile sözleşme gereği davalıya verilen 05/02/2015 tarihli, 290.400 TL bedelli ve 23/03/2015 tarihli, 123.200 TL bedelli teminat mektuplarının iptaline ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında yapılmış sözleşme ve ek protokol kapsamında, müvekkilinin sözleşmeye uygun biçimde ayni avans niteliğinde tohum, gübre ve zirai ilaçları davacıya teslim ettiğini, davacının ekim yaptığı alanın bir kısmında yağışlardan dolayı tohum çürümesi nedeniyle kaybın azaltılması amacıyla, müvekkili tarafından davacıya ek tohum gönderildiğini ve yeniden ekim yapıldığını ancak, davacı tarafından zamanında gübreleme ve sulama yapılmadığından bitki gelişiminin olumsuz etkilendiğini, sulamanın yetersizliği nedeniyle bitkilerde hastalık ve zararlılar populasyonunda artış gözlendiğini ve düşük verim alınmasına sebep olduğunu, davacının kusurlu olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş; karşı davasında ise; davacının yazılı taahhüdüne aykırı olarak eksik teslim ettiği ürünlerin, spot piyasadan daha pahalıya karşılanması nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu 162.690,00 TL + KDV'lik zararın karşı davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiş, 14/02/2017 tarihli harçlandırılmış dilekçesi ile ...