Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/06/2021 tarih ve 2020/89 Esas - 2021/232 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin dahil olduğu şirketler grubunun, 1989 yılından beri insan kaynakları konusunda hizmet verdiğini, ... ibaresini uzun yıllardan beri aralıksız ve fasılasız olarak markasal biçimde kullandığını, bu markayı müvekkilinin yarattığını ve piyasada tanıttığını, markanın gerçek hak sahibi olduğunu, bu kapsamda dava konusu olan 2018/88397 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin "..."...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1614 KARAR NO : 2023/1566 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2021 NUMARASI : 2020/89 E. - 2021/232 K.
DAVACI : VEKİLLERİ DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/06/2021 tarih ve 2020/89 Esas - 2021/232 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin dahil olduğu şirketler grubunun, 1989 yılından beri insan kaynakları konusunda hizmet verdiğini, ... ibaresini uzun yıllardan beri aralıksız ve fasılasız olarak markasal biçimde kullandığını, bu markayı müvekkilinin yarattığını ve piyasada tanıttığını, markanın gerçek hak sahibi olduğunu, bu kapsamda dava konusu olan 2018/88397 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca bu itirazın kısmen kabul edildiğini ve bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraf Şirketlerin faaliyet alanlarının birbirlerinden tamamen farklı bulunduğunu, markaların benzerlik değerlendirmesinde markaların kullanım alanlarının, sektörlerinin, faaliyet alanlarının, yani tüketicilerin ürünleri aynı rafta/sektörde görüp görmeyeceği hususunun önem arz ettiğini, taraf markalarının birbirlerine benzemediğini, zira karşılaştırılan markalarda yer alan logonun, m harfinin yazılış biçiminin, müvekkilinin markasına eklenen insan ibaresinin markaları tamamen farklı kıldığını, taraf markalarında ortak olan ... ibaresinin bilge kişi-danışman yerleşik anlamı itibariyle marka olarak kimsenin tekeline verilemeyecek, ayırt edici niteliği olmayan bir ibare olduğunu, markaların fonetik ve kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle de benzemediğini ileri sürerek, YİDKin 2020-M-3 sayılı kararının iptaline, müvekkili tescil başvurusunun, kapsamındaki tüm hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden karıştırılma tehlikesi bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, ... markasını sektörde bilinir hale getirenin davacı değil müvekkili olduğunu, tarafla...