Ordu Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/1987 gün ve 467/679 sayılı yazısında "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/3/1986 gün ve 1985/9 - 464 esas ve 1985/126 sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24/9/1985 gün ve 1985/3520-3982, 10/4/1986 gün ve 1986/240-2335 ve yine aynı Dairenin 6/10/1986 gün ve 1986/3224-4942 sayılı, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 8/10/1987 gün ve 6037/8399 sayılı kararları arasında içtihat aykırılığı bulunduğu ileri sürülerek başvurulması üzerine Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; "imzalı boş senedin, sanıkla mağdur arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasıyla açılan kamu davasında sanığın bu eyleminin tanıkla isbat edilip edilemeyeceği" konusunda sözü edilen kararlar arasında aykırılık bulunduğu belirtilerek, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 16 ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 14. maddeleri uyarınca konunun Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1988/1 K.1989/2 T.24.3.1989 R.Gazete No.20424 R.G. Tarihi: 5.2.1990 İMZALI VE YAZISIZ BİR KAĞIDI DOLDURARAK İŞLENEN SUÇLAR İMZALI VE YAZISIZ BİR KAĞIDA SAHİBİNİN ZARARINA OLARAK HUKUKÇA HÜKMÜ HAİZ BİR MUAMELE YAZILDIĞI VEYA YAZDIRILDIĞI İDDİASIYLA TÜRK CEZA KANUNUNUN 509. MADDESİNE DAYANILARAK ŞİKAYET ÜZERİNE AÇILAN CEZA DAVASINDA SANIĞA YÜKLENEN BU EYLEMİN HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNUNUN CEVAZ VERDİĞİ AYRIK DURUMLAR DIŞINDA TANIKLA İSBAT EDİLEMEZ. Ordu Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/1987 gün ve 467/679 sayılı yazısında "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/3/1986 gün ve 1985/9 - 464 esas ve 1985/126 sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24/9/1985 gün ve 1985/3520-3982, 10/4/1986 gün ve 1986/240-2335 ve yine aynı Dairenin 6/10/1986 gün ve 1986/3224-4942 sayılı, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 8/10/1987 gün ve 6037/8399 sayılı kararları arasında içtihat aykırılığı bulunduğu ileri sürülerek başvurulması üzerine Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; "imzalı boş senedin, sanıkla mağdur arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasıyla açılan kamu davasında sanığın bu eyleminin tanıkla isbat edilip edilemeyeceği" konusunda sözü edilen kararlar arasında aykırılık bulunduğu belirtilerek, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 16 ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 14. maddeleri uyarınca konunun Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunda görüşülmesine, 25/2/1988 gün ve 15 sayı ile karar verilmiştir. 11/11/1988 gününde toplanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunda, önce kararlar arasında aykırılık bulunup bulunmadığı ve içtihadı birleştirmeye gerek olup olmadığı sorunu üzerinde durulmuş ve aynı konuda daha önce yapılan bir başvuru da evrakla birleştirilerek 24/2/1989 günlü toplantıda sözü geçen kararlar arasında yukarda belirtilen konuda içtihat aykırılığının bulunduğuna oybirliğiyle karar verildikten sonra esasın görüşülmesine geçilmiştir. Esasın incelenmesinde önce konu ile doğrudan doğruya ilgili yasa maddelerini gözden geçirmekte yarar bulunmaktadır. Bu maddeler şöyle sıralanabilir: "Türk Ceza Kanunu madde 509 - Bir kimse iade veya muayyen bir suretle istimal etmek üzere kendisine tevdi olunan imzalı ve yazısız bir kâğıda sahibinin zararına olarak hukukça hükmü haiz bir muamele yazar veya yazdırır, yahut elinde bedelsiz olarak kalmış olan bir senedi istimal ederse, mutazarrır olan kimsenin şikâyeti üzerine üç aydan üç seneye kadar hapis ve yüzelli liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasına mahkûm olur. Bu imzalı ve yazısız kâğıt esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayıp da bertaKip ele geçirerek birinci fıkradaki cürmü işlemiş ise, altıncı babın üçüncü ve dördüncü fasıllarında beyan olunan ahkâma göre ceza verilir. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu madde 255 - Bir fiilin suç olup olmaması, adi hukuka müteallik bir meselenin halline bağlı ise ceza mahkemesi bu meseleye dahi ceza işlerindeki usul ve deliller için mer'i kaidelere göre karar verir. Bununla beraber mahkeme, muhakeme...