"Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, satış bedelinin kararlaştırılan zamanda ödenmemesi nedeniyle vaadde bulunanın sözleşmeyi feshetmesi halinde alıcının dava yoluyla satıcıdan sözleşmenin yerine getirilmesini (= ferağa icbar suretiyle tesçil) isteyebilip isteyemeyeceği" hususunda Ondördüncü Hukuk Dairesi'nin iki kararı arasında içtihat uyuşmazlığı bulunduğu, Avukat (M.F.E.) tarafından ileri sürülerek giderilmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına başvurulması sonunda, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 27.6.1985 gün ve 59 sayılı kararıyla, "İçtihatlar arasındaki aykırılığın giderilmesi", Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'ndan istenmesi üzerine 25.10.1985 günü toplanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nda ön sorun olarak kararlar arasında aykırılık olup olmadığı, buna bağlı olarak içtihadı birleştirme yoluna gitmenin gerekli bulunup bulunmadığı hususu...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1985/5 K.1985/6 T.25.10.1985 İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE YER OLMADIĞINA İLİŞKİN KARAR ONDÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ'NİN 12.4.1983 GÜN VE 1368/2913 SAYILI, 3.4.1984 GÜN VE 358-2532 SAYILI KARARLARI TAMAMEN BİRBİRİNDEN FARKLI KONULARI ÇÖZÜME ULAŞTIRMIŞ BULUNDUĞUNDAN, İÇTİHAD AYKIRILIĞININ VARLIĞINDAN SÖZ EDİLEMEZ. BUNA BAĞLI OLARAK DA İÇTİHADI BİRLEŞTİRME YOLUNA GİTMEYE GEREK YOKTUR. "Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, satış bedelinin kararlaştırılan zamanda ödenmemesi nedeniyle vaadde bulunanın sözleşmeyi feshetmesi halinde alıcının dava yoluyla satıcıdan sözleşmenin yerine getirilmesini (= ferağa icbar suretiyle tesçil) isteyebilip isteyemeyeceği" hususunda Ondördüncü Hukuk Dairesi'nin iki kararı arasında içtihat uyuşmazlığı bulunduğu, Avukat (M.F.E.) tarafından ileri sürülerek giderilmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına başvurulması sonunda, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 27.6.1985 gün ve 59 sayılı kararıyla, "İçtihatlar arasındaki aykırılığın giderilmesi", Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'ndan istenmesi üzerine 25.10.1985 günü toplanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nda ön sorun olarak kararlar arasında aykırılık olup olmadığı, buna bağlı olarak içtihadı birleştirme yoluna gitmenin gerekli bulunup bulunmadığı hususu Raportör Üye dinlendikten sonra tartışılıp görüşüldü: Hiç şüphesiz, anılan ön sorunun çözüme ulaştırılması, içtihadı birleştirmeye dayanak yapılan her iki kararın kapsamına giren maddi olguların ve gerekçelerin sağlıklı bir biçimde bilinmesine bağlıdır. Bu çevrede, Ondördüncü Hukuk Dairesi'nin 12.4.1983 gün ve 1368-2913 sayılı ilâmını özetlemek gerekirse: 1- Noterlikçe düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, bedelin ödenme zamanının belirlenmiş bulunmasına rağmen alıcının borcunu ifa etmemesi nedeniyle satıcının sözleşmeyi feshettiği, ne var ki alıcının fesihten sonra ferağa icbar suretiyle tesçil davası açarak bedeli ödemeye hazır olduğunu ileri sürdüğü, mahkemece satış bedeli depo ettirilerek taşınmazın davacı adına tapuya tesçiline karar verildiği, bu hükmün, "alıcı durumunda bulunan davacının belirlenen sürede bedeli ödememesi nedeniyle mütemerrit hale düştüğü, ifa gününün önceden belli olması nedeniyle satıcı tarafından alıcıya ayrıca mehil verilmesinin gerekmediği, bu sebeple fesih ihbarnamesinin hukuken geçerli olduğu, fesihten sonraki ödeme teklifinin alıcıya bir hak sağlamayacağı ve giderek davanın dinlenme olanağının bulunmadığı" gerekçeleriyle bozulmasına ilişkin olduğu görülmektedir. Aynı Dairenin 3.4.1984 gün ve 358-2532 sayılı ilâmının ise; 2- Bir kısım davalıların murisi (N.E.), 2688 sayılı satış vaadi sözleşmesiyle 9 parsel nolu taşınmazını davacıya satmayı vaadettiği, gene aynı günde düzenlenen 2689 sayılı sözleşme ile de yukarıda anılan muris ile diğer davalı (A.N.E.) müştereken 2/3 paya sahip oldukları 45 parsel numaralı taşınmazın tamamının satışını vaad ettikleri, her iki parselin satış bedellerinin ödenme şeklin...