Borçlar Kanununun 360. maddesinin son fıkrasındaki «-yapılan şey iş sahibinin arsası üzerine yapılmış olup da mahiyeti itibariyle ref'i ve kal'i fazla bir zararı mucip ise, iş sahibi ancak ikinci fıkra mucibince işlem yapar-» hükmünün (müteahhidin kusuruyla temerrüde düşmesi halinde) uygulanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6/10/1982 günlü ve 1982/15-356 Esas, 1982/817 Karar sayılı kararı ile Onbeşinci Hukuk Dairesi kararları arasında içtihat uyuşmazlığı meydana gelmesi nedeniyle içtihatların birleştirilmesi Onbeşinci Hukuk Dairesi Başkanlığının 26/4/1983 gün ve 1983/54 sayılı yazısıyla (bu konudaki Daire kararına dayanılarak) istenilmiş olmakla; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nda, kararlar arasında içtihat uyuşmazlığının varlığı kabul edilerek işin esası görüşüldü: 1- Kararlar arasındaki içtihat uyuşmazlığı, inşaat sözleşmelerinde müteahhidin teslim...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1983/3 K.1984/1 T.25.1.1984 R.Gazete No.18325 R.G. Tarihi: 27.2.1984 İNŞAAT SÖZLEŞMELERİ İSTİSNA SÖZLEŞMESİNİN BİR TÜRÜ OLAN İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE MÜTEAHHİDİN KENDİ KUSURUYLA İŞİ MUAYYEN ZAMANDA BİTİRMEYEREK TEMERRÜDE DÜŞMESİ NEDENİYLE SÖZLEŞMENİN İŞ SAHİBİ TARAFINDAN FESHİ HALİNDE, UYUŞMAZLIĞIN KURAL OLARAK BORÇLAR KANUNUNUN 106-108. MADDELERİ HÜKÜMLERİ ÇERÇEVESİNDE ÇÖZÜMLENMESİ GEREKİR. 818/md. 106 , 108 , 360 Borçlar Kanununun 360. maddesinin son fıkrasındaki «-yapılan şey iş sahibinin arsası üzerine yapılmış olup da mahiyeti itibariyle ref'i ve kal'i fazla bir zararı mucip ise, iş sahibi ancak ikinci fıkra mucibince işlem yapar-» hükmünün (müteahhidin kusuruyla temerrüde düşmesi halinde) uygulanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6/10/1982 günlü ve 1982/15-356 Esas, 1982/817 Karar sayılı kararı ile Onbeşinci Hukuk Dairesi kararları arasında içtihat uyuşmazlığı meydana gelmesi nedeniyle içtihatların birleştirilmesi Onbeşinci Hukuk Dairesi Başkanlığının 26/4/1983 gün ve 1983/54 sayılı yazısıyla (bu konudaki Daire kararına dayanılarak) istenilmiş olmakla; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nda, kararlar arasında içtihat uyuşmazlığının varlığı kabul edilerek işin esası görüşüldü: 1- Kararlar arasındaki içtihat uyuşmazlığı, inşaat sözleşmelerinde müteahhidin teslim gününde yapıyı bitirmeyerek kusuruyla temerrüde düşmesi halinde, olayın niteliği ve özelliğinin haklı gösterdiği durumlarda; Borçlar Kanununun 360. maddesinin kıyas yoluyla uygulanıp uygulanamayacağında toplanmaktadır. Onbeşinci Hukuk Dairesinin kararlarında, bu hallerde, 360. maddenin kıyas yoluyla uygulanacağı kabul edilmektedir. Hukuk Genel Kurulu kararında ise, müteahhidin kusuruyla temerrüde düşmesi durumunda uyuşmazlığın yalnızca Borçlar Kanununun 106-108. maddeleri hükümleri uyarınca çözümlenmesi, 360. maddenin kıyasen uygulanamıyacağı görüşü benimsenmiştir. Raportör üyenin, konuya ve ayrıca sorunun çözümüne ilişkin bilimsel görüşler hakkındaki açıklamaları da dinledikten sonra, aşağıdaki gerekçelerle içtihat uyuşmazlığı giderilmiştir. 2- Tam karşılıklı sözleşmelerden olan istisna sözleşmelerinde borçlunun (müteahhidin) kendi kusuruyla işi teslim gününde bitirmeyerek temerrüde düşmesinin hukukî sonuçları hakkında Borçlar Kanununda özel bir hüküm yer almamaktadır. Genel hükümlerde (madde 106-108) tam karşılıklı sözleşmelerde borçlunun temerrüdü düzenlenmiştir. O halde, ortada kanun boşluğu yoktur ve Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere, içtihadı birleştirmeye konu olaylarda uygulanacak kanun hükümleri Borçlar Kanununun 106-108. maddeleridir. Çünkü, bir konu hakkında kanunda hiç hüküm bulunmadığı hallerde kanun boşluğundan söz edilebilir. Olaya uygulanabilecek kanun hükümleri bulunduğuna göre, hâkimin görevi, herşeyden önce bu hükümleri uygulamaktır. Az önce belirtildiği üzere, kıyas yoluyla kanun boşluğunun doldurulması, ancak konu hakkında uygulanacak bir hükmün bulunmaması halinde mümkündür...