Davanın taraflarından biri hakkında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 398. ve 401. madde hükümleri çerçevesinde verilen gıyap kararı kesinleştikten sonra, gaibin bir daha duruşmaya alınmayacağına dair Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesinin ...... 17/5/1971 gün ve 2498/4717 sayılı kararı ile; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 398 ve 401. madde hükümleri gereğince verilen ve kesinleşen gıyap kararlarının, gaibin sonradan duruşmaya girmesine engel olmadığı, ancak aynı Kanunun 402. ve 405. madde hükümleri çerçevesinde verilen işlemli (muameleli) gıyap kararları kesinleştiği taktirde gaibin sonradan duruşmaya alınmayacağı görüşünü benimseyen Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin 12/1/1976 gün ve 9889/101 sayılı ve Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 23/3/1965 gün, 3768/1624 sayılı, 26/1/1967 gün, 8488/567 sayılı, 9/1/1970 gün, 10813/108 sayılı ve Yargıtay Altıncı Hukuk Dairesinin 18/12/1959 gün ve...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1976/2 K.1976/2 T.12.4.1976 GIYAP KARARI HUMK 398. VE 401. MADDE HÜKÜMLERİ UYGULANMAK SURETİYLE VERİLEN GIYAP KARARI, GAİBİN BELLİ GÜNDE GELMEMESİ VE CEVAPTAN KAÇINMIŞ OLAN TARAF O CELSE VEYA ONDAN SONRAKİ CELSEDE CEVAP VERMEMİŞ OLMASI NEDENLERİYLE KESİNLEŞTİKTEN SONRA, GAİBİN YASAL AYRICALIKLAR DIŞINDA BİR DAHA DURUŞMAYA ALINMAYACAĞINA VE BU YÖNDEN HUMK 402. MADDESİ HÜKMÜNÜN KAPSAMINA GİREN, İŞLEM YAPILMAK SURETİYLE VERİLEN GIYAP KARARLARINDAN BİR FARKI YOKTUR. Davanın taraflarından biri hakkında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 398. ve 401. madde hükümleri çerçevesinde verilen gıyap kararı kesinleştikten sonra, gaibin bir daha duruşmaya alınmayacağına dair Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesinin ...... 17/5/1971 gün ve 2498/4717 sayılı kararı ile; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 398 ve 401. madde hükümleri gereğince verilen ve kesinleşen gıyap kararlarının, gaibin sonradan duruşmaya girmesine engel olmadığı, ancak aynı Kanunun 402. ve 405. madde hükümleri çerçevesinde verilen işlemli (muameleli) gıyap kararları kesinleştiği taktirde gaibin sonradan duruşmaya alınmayacağı görüşünü benimseyen Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin 12/1/1976 gün ve 9889/101 sayılı ve Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 23/3/1965 gün, 3768/1624 sayılı, 26/1/1967 gün, 8488/567 sayılı, 9/1/1970 gün, 10813/108 sayılı ve Yargıtay Altıncı Hukuk Dairesinin 18/12/1959 gün ve 9572/7759 sayılı kararları arasında içtihat aykırılığı bulunduğundan bu aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına başvurulması üzerine, Yargıtay Kanununun 20. maddesinin 2. fıkrası gereğince Yargıtay Birinci Başkanlık Divanı tarafından yapılan inceleme sonucunda, içtihadın birleştirilmesi yoluna gidilmesi gerektiğine karar verilmiş olmakla Yargıtay Birinci Başkanlığınca Yargıtay Kanununun 17/2 madde hükmüne göre Hukuk Genel Kurulunun 12/4/1976 gün saat 9 da toplanması uygun görülmüş, belli günde yapılan toplantıda, Beşinci Hukuk Dairesi ile 2., 4. ve 6. Hukuk Dairelerinin söz konusu kararları arasında içtihat aykırılığı bulunduğuna oybirliğiyle karar verildikten sonra işin esası görüşüldü: Yargıtay 2 nci 4 üncü ve 6 ncı Hukuk Daireleri kararlarında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 398. ve 401. madde hükümleri çerçevesinde verilen ve uygulamalarda «Adi gıyap kararı» olarak adlandırılan işlemsiz (muamelesiz) gıyap kararlarının kesinleşmesinden sonra, gaibin bir daha duruşmaya alınmayacağına dair Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda bir hükme yer verilmemiş olduğu ve Usul hükümleri kamu düzeni ile ilgili bulunduğu için, işlemli (muameleli) olarak verilen gıyap kararları açısından ancak uygulanması mümkün olan müeyyidenin, adi gıyap kararlarında uygulanmasının mümkün olamıyacağı, «gaibi duruşmaya almamak» hükmünün sadece Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 405. maddesinde yer aldığı, hâkimin kendiliğinden usulle ilgili kurallar koyamıyacağı görüşü benimsenmiştir. Medenî Usul Hukuku sistemimizde, gıyap müessese...