Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 1967/7 · K. 1970/6
YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

Karar No. 1970/6

E. 1967/7K. 1970/66 Temmuz 1970
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yargıtay Birinci Başkanlığına verilen dilekçe ile, Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesinin 30/12/1966 gün ve 10213/8542 sayılı kararında; Maden Kanununun 39 uncu maddesi hükmünce, maden arama ruhsatnamesinin devrinin resmî şekle bağlı tutulmuş olduğu, noterlerin bu konuda yetkili kılınmadığı ve bu hukukî esasların maden arama ruhsatnamelerinin devri vaadi anlaşmalarında dahi uygulanması gerektiğinin Borçlar Kanununun 22 nci maddesinin 2 nci fıkrasının gereği bulunduğu; buna karşılık, Ticaret Dairesinin 3/11/1967 gün ve 3331/3849 sayılı kararında, maden arama ruhsatnamesinin devri vaadine ilişkin anlaşmaların Maden Kanununun 39 uncu maddesinde öngörülen şekle bağlı olacağı hakkında, anılan kanunda bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle devir vaadi konusundaki sözleşmenin Noter Kanununun 44/M bendi hükmünce noterlerce yapılmasının mümkün ve geçerli olduğunun belirtildiği ileri sürülerek kararlar...

Karar Metni

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1967/7 K.1970/6 T. 6.7.1970 R.Gazete No.13654 R.G. Tarihi: 1.11.1970 MADEN ARAMA RUHSATNAMESİ MADEN ARAMA RUHSATNAMESİNİN DEVRİ VAADİ MÜMKÜN VE GEÇERLİ DEĞİLDİR. Yargıtay Birinci Başkanlığına verilen dilekçe ile, Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesinin 30/12/1966 gün ve 10213/8542 sayılı kararında; Maden Kanununun 39 uncu maddesi hükmünce, maden arama ruhsatnamesinin devrinin resmî şekle bağlı tutulmuş olduğu, noterlerin bu konuda yetkili kılınmadığı ve bu hukukî esasların maden arama ruhsatnamelerinin devri vaadi anlaşmalarında dahi uygulanması gerektiğinin Borçlar Kanununun 22 nci maddesinin 2 nci fıkrasının gereği bulunduğu; buna karşılık, Ticaret Dairesinin 3/11/1967 gün ve 3331/3849 sayılı kararında, maden arama ruhsatnamesinin devri vaadine ilişkin anlaşmaların Maden Kanununun 39 uncu maddesinde öngörülen şekle bağlı olacağı hakkında, anılan kanunda bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle devir vaadi konusundaki sözleşmenin Noter Kanununun 44/M bendi hükmünce noterlerce yapılmasının mümkün ve geçerli olduğunun belirtildiği ileri sürülerek kararlar arasındaki tutmazlığın, İçtihadı Birleştirme yolu ile giderilmesinin istenmesi üzerine, İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca (aynı konu ile ilgili birbirine tamamiyle aykırı esaslar benimsenmiş olduğuna ve dolayısiyle kararlar arasında açık çelişki bulunduğuna) oybirliğiyle karar verildikten sonra mesele incelendi, gereği konuşuldu. 1- Esas konunun incelenmesine geçilmeden önce, madenlerin hukukî niteliğinin Anayasa, Medenî Kanun ve Maden Kanunları karşısında tespitinde yarar ve zorunluk vardır. 334 numaralı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 130 uncu maddesinde; (tabiî servetler ve kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir. Arama ve işletmenin özel teşebbüsle birleşmesi suretiyle veya doğrudan doğruya özel teşebbüs eli ile yapılması kanunun açık iznine bağlıdır) hükmü yer almış bulunmaktadır. Medenî Kanunun «taşınmaz mülkiyetinin konusu" başlıklı 632 ve 911 inci maddeleri gereğince, sicile kaydı gereken taşınmazlar arasında sayılan madenler, bu Anayasa hükmü ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılmış ve böylece arazi sahibinin mülkiyetine bağlı olmaktan çıkarılmıştır. Medenî Kanunun 619 ve 644/1 inci maddelerine açık bir istisna getiren bu hükme göre; madenlerin mülkiyeti ve madenlerden istenilen şekilde yararlanma ve tasarrufta bulunma hakkı, tamamen Devlete aittir. Nitekim 6309 sayılı Maden Kanununun 4 üncü maddesinde mevcut (madenler Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi değildir) şeklindeki hükümle güdülen amaç, daha da açıklığa kavuşturulmuş bulunmaktadır. Şu itibarla, doktrinde de belirtildiği gibi (Yavuz Fındıkgil Maden Hukuku, İstanbul 1966, sayfa 81), Devletten başka kişilerin mülkiyetine bağlı topraklardaki madenler üzerinde Devletin haiz olduğu, hak, bekleyen (muntazır) bir hak niteliğindedir. Yani Devletin diğer kişilere ait arazi...

Benzer Kararlar

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1969/9 · K. 1970/4

8 Haziran 1970

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1970/3 · K. 1970/5

8 Haziran 1970

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1969/8 · K. 1970/3

8 Haziran 1970

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1969/10 · K. 1970/2

4 Mayıs 1970

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1960/1 · K. 1960/3

14 Mart 1960

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1966/7 · K. 1966/7

22 Haziran 1966