Kocasının, başkasiyle evli olmayan bir kadınla karı koca gibi yaşamak suretiyle zina etmesine; önceden rıza göstermiş olan karının, zina fiilinin vukuundan sonra ve kanuni süre içerisinde şikâyet etmesi halinde zina suçunun kanuni unsurlariyle teşekkül edip etmiyeceği hakkında Yargıtay 5 inci Ceza Dairesinin 19/10/1965 gün ve 965/3149 esas ve 3169 sayılı ilâmiyle 26/10/1965 gün ve 965/2154 esas ve 3289 karar sayılı ve 17/11/1965 gün, 965/3054 esas ve 3533 karar sayılı ilâmları ve ayrıca Yargıtay 4 üncü Ceza Dairesinin 11/3/1960 gün ve 623 esas ve 2837 karar sayılı ilâmiyle Ceza Genel Kurulunun 10/1/1949 gün ve 4//299-39 esas ve 45 karar sayılı ilâmı arasında içtihat ihtilâfları tahaddüs ettiğinden işbu mübeyyin içtihatların tevhidi içtihat yoluyla halli lüzumuna dair Yargıtay 5 inci Ceza Dairesi Başkanlığının 3/5/1966 gün ve 149 sayılı yazısı üzerine Birinci Başkanlıkça mezkûr ilâm...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1966/3 K.1966/5 T.23.5.1966 R.Gazete No. 12317 R.G. Tarihi: 8.6.1966 ZİNA NEDENİYLE ŞİKAYET KOCASININ, BAŞKASIYLA EVLİ OLMAYAN BİR KADINLA ZİNA YAPMASINA ÖNCEDEN MÜSAADE EDEN KARININ, FİİLİN İŞLENMESİNDEN SONRA T.C.K. NUN 108 İNCİ MADDESİNDEKİ SÜRE İÇİNDE VUKU BULAN ŞİKAYETİ GEÇERLİDİR. Kocasının, başkasiyle evli olmayan bir kadınla karı koca gibi yaşamak suretiyle zina etmesine; önceden rıza göstermiş olan karının, zina fiilinin vukuundan sonra ve kanuni süre içerisinde şikâyet etmesi halinde zina suçunun kanuni unsurlariyle teşekkül edip etmiyeceği hakkında Yargıtay 5 inci Ceza Dairesinin 19/10/1965 gün ve 965/3149 esas ve 3169 sayılı ilâmiyle 26/10/1965 gün ve 965/2154 esas ve 3289 karar sayılı ve 17/11/1965 gün, 965/3054 esas ve 3533 karar sayılı ilâmları ve ayrıca Yargıtay 4 üncü Ceza Dairesinin 11/3/1960 gün ve 623 esas ve 2837 karar sayılı ilâmiyle Ceza Genel Kurulunun 10/1/1949 gün ve 4//299-39 esas ve 45 karar sayılı ilâmı arasında içtihat ihtilâfları tahaddüs ettiğinden işbu mübeyyin içtihatların tevhidi içtihat yoluyla halli lüzumuna dair Yargıtay 5 inci Ceza Dairesi Başkanlığının 3/5/1966 gün ve 149 sayılı yazısı üzerine Birinci Başkanlıkça mezkûr ilâm suretlerini muhtevi dosyanın havale edilmesine binaen tevhidi içtihat büyük heyetinde keyfiyet müzakere ve ilâmlar arasındaki ihtilâf ve mübayenetlerin mevcudiyeti oy birliği ile tesbit olunduktan sonra işin esası görüşülüp konuşuldu : Zina fiilinden dolayı ceza kovuşturmasının yapılması için Türk Ceza Kanununun 443 üncü maddesine göre şikâyetin mevcudiyeti şarttır. Tahkikatın her safhasında şikâyetten vazgeçilmesi mümkün olduğu gibi 444 üncü madde sarahatınca şikâyete bağlı diğer suçlardan farklı olarak hükmün infazı sırasında da vukubulan vazgeçme cezanın çektirilmesine mânidir. Bu suretle zina fiili şikâyetin yapılmasiyle ve devamı müddetince suç mahiyetini taşır şikâyetin hiç yapılmaması halinde ahlâka mugayir bir fiil vasfında kalır. Bu itibarla fiilin başlamasından önce tarafların aralarında yaptıkları sözlü veya yazılı anlaşma ile geleceğe ait karşılıklı dâva hakkında vazgeçme ceza hukuku bakımından bir sonuç doğuramıyacağı gibi zina olayına karının önceden muvafakatını belirten davranış tarzı da şikâyet hakkını ortadan kaldıramaz. Cezayı icap ettiren bir olaydan şikâyet etmek hakkı şahsiyet ile ilgili medeni haklardandır. Medeni Kanunun 23 üncü maddesi uyarınca bir kimse medeni haklardan ve onları kullanmaktan kısmen olsun vazgeçemez. Türk Ceza Kanununda karının veya kocanın zinasına diğer eşin evvelce muvafakat etmiş olması hali şikâyet hakkını önleyecek bir olay olarak kabul edilmemiştir. Bundan başka zina fiilinin başlamasından evvel kadının kocasının evli olmıyan bir kadınla zinasına rıza gösterdiğine ve bu rızanın her türlü baskıdan uzak bulunduğuna yer vermek, kadının sosyal durumu ile bağdaşamaz. Bu itibarla kadının kocasının zinasına önceden muvafakat etmiş olması veya muvafakatını belli edecek şekilde davranmış bulunmas...