6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde Özel Sağlık Sigortası kapsamında bulunan sigortalı ... ... Hastanesindeki tedavisine ilişkin 39.014,91 TL'nin müvekkili şirket tarafından ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kayıdıyla müşterek sigorta kapsamında, ödenen bedelin %50'lik kısmı olan 19.507,46 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ..., müvekkili şirket nezdinde ilk sigortalanma tarihinin 1999 olduğunu, olay tarihinde geçerli 24/03/2017-2018 tarihli Ferdi Sağlık Poliçesinin bulunduğunu, sigortalının, bahsi geçen tedavi ile ilgili müvekkili şirketten bugüne kadar herhangi bir talepte bulunmadığını, davacının talebinin haksız...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1564 Esas KARAR NO: 2023/1435 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/01/2020 NUMARASI: 2018/458 Esas, 2020/25 Karar DAVA: TAZMİNAT (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ: 21/12/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde Özel Sağlık Sigortası kapsamında bulunan sigortalı ... ... Hastanesindeki tedavisine ilişkin 39.014,91 TL'nin müvekkili şirket tarafından ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kayıdıyla müşterek sigorta kapsamında, ödenen bedelin %50'lik kısmı olan 19.507,46 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ..., müvekkili şirket nezdinde ilk sigortalanma tarihinin 1999 olduğunu, olay tarihinde geçerli 24/03/2017-2018 tarihli Ferdi Sağlık Poliçesinin bulunduğunu, sigortalının, bahsi geçen tedavi ile ilgili müvekkili şirketten bugüne kadar herhangi bir talepte bulunmadığını, davacının talebinin haksız olduğunu, zira iddia edildiği üzere ortada müşterek sigorta olmadığını ve aynı günde yapılmış bir sigortanını bulunmadığını, her iki poliçenin, sigortacıların haberi olmaksızın satın alındığını, oysa müşterek sigorta için, iki veya daha fazla sigortacının birlikte hareket etme iradesine sahip olmasının ve ayrıca davacının böyle bir başvuruda bulunması için sigortalıdan onay alması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; müşterek sigortada bir menfaatin aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmesinin söz konusu olduğu, davaya konu uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından tanzim edilen sağlık sigortası "31/12/2016- 2017" dönemine ilişkin olup davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen sağlık sigortasının "24/03/2017- 2018" dönemine ilişkin olduğu, aynı zamanda ve aynı süreler için yapılmış sağlık sigortaları bulunmadığından somut olayda müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması olanağının bulunmadığı ve bu kapsamda davacının rücuen tazminat isteminin de yerinde olmadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; doktrinde yer alan açıklama ile birlikte düşünüldüğünde, TTK'nun 1466. maddesine göre, sigorta ettirene kendi üzerine düşen tutardan fazlasını ödeyen sigortacının, diğer sigortacılara rücu ederek fazlayı geri alabilmesinin önünde bir engel bulunmadığını, ayrıca TBK uyarınca da, aynı borçtan sorumlu tarafların bu borcu aralarında paylaşmaları, payına düşenden fazlasını ödeyen tarafın, bunu müteselsil borçlulardan diğerinden talep edebilmesinin önünde bir engel bulunmadığını,...