5887 sayılı Harçlar Kanununun geçici ikinci maddesinde yazılı istisnai hükümleri, usuli hükümlere şâmil olup olmadığı, diğer tabirle işbu kanunun mer'iyetinden evvel yapılmış satışlara ilişkin olarak satış harcının ketmedilmiş olduğu iddiasiyle açılmış ve açılacak dâvaların rüyet merciinin idari veya adli kazadan hangisi bulunduğu hususunda Temyiz Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesinin 26/11/1952 gün ve 4075/5177 sayılı ilâmiyle Temyiz Mahkemesi Üçüncü Hukuk Dairesinin 16/12/1952 gün ve 12967/8741 sayılı ilâmı arasında hâsıl olan ictihat ayrılığının halli İzmir Üçüncü Sulh Hukuk Hâkimliği tarafından istenilmekle keyfiyet toplanan Tevhidi İçtihat Hukuk kısmı Umumi Heyetinde müzakere olundu : 5887 sayılı Harclar Kanununun 72 nci maddesinde satış harcının matrahının rayiç bedel olduğunu ve bu bedelin takdirinin Vergi Usul Kanununda yazılı takdir komisyonları tarafından yapılacağını açıkça...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E. 1953/10 K. 1957/6 T. 17.4.1957 R.Gazete No. 9642 R.G. Tarihi: 25.6.1957 HARÇLAR KANUNUNDAN ÖNCEKİ DAVALAR 5887 SAYILI HARÇLAR KANUNUNDAN EVVEL YAPILMIŞ SATIŞLARA İLİŞKİN OLARAK SATIŞ HARCININ KETMEDİLMİŞ OLMASI DOLAYISİYLE AÇILMIŞ VE AÇILACAK OLAN DAVALAR İDARİ YARGIDA GÖRÜLÜR. 5887 sayılı Harçlar Kanununun geçici ikinci maddesinde yazılı istisnai hükümleri, usuli hükümlere şâmil olup olmadığı, diğer tabirle işbu kanunun mer'iyetinden evvel yapılmış satışlara ilişkin olarak satış harcının ketmedilmiş olduğu iddiasiyle açılmış ve açılacak dâvaların rüyet merciinin idari veya adli kazadan hangisi bulunduğu hususunda Temyiz Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesinin 26/11/1952 gün ve 4075/5177 sayılı ilâmiyle Temyiz Mahkemesi Üçüncü Hukuk Dairesinin 16/12/1952 gün ve 12967/8741 sayılı ilâmı arasında hâsıl olan ictihat ayrılığının halli İzmir Üçüncü Sulh Hukuk Hâkimliği tarafından istenilmekle keyfiyet toplanan Tevhidi İçtihat Hukuk kısmı Umumi Heyetinde müzakere olundu : 5887 sayılı Harclar Kanununun 72 nci maddesinde satış harcının matrahının rayiç bedel olduğunu ve bu bedelin takdirinin Vergi Usul Kanununda yazılı takdir komisyonları tarafından yapılacağını açıkça belirtmiştir. Yine aynı kanunun muvakkat ikinci maddesinde ise eski hükümlerin mer'iyeti zamanında müktesep hak teşkil etmiş bulunan hallerin bu kanunla ihlâl edilemiyeceği tesbit kılınmış ve bu maksatla sözü geçen muvakkat ikinci maddede bu kanunun yürürlüğe girmesinden evvelki zamanlara ait harclarda mükellefiyet, istisna, muaflık, nisbet ve cezaların eski hükümlere tabi olacağı tasrih kılınmıştır. Bu hükmün usuli hükümlere şâmil olmadığı aşikârdır. Çünkü zikredilen istisnaların cümlesi esasa mütaallik olup usul ile alâkaları mevcut değildir. Her istisnanın mevridine maksur olması ve tevsian mutalâa edilmemesi icabeder. Diğer taraftan kaideten usul hükümlerinin, müktesep hakları ihlâl etmemek şartiyle, makabline şâmil olması ve vazife meselesi gibi âmme intizamına taallûk eden usuli hükümlerin de mutlak olarak makabline teşmili hukuki esaslardandır. Bu itibarla 5887 sayılı Harclar Kanunundan evvel yapılmış satışlara ilişkin olarak satış harcının ketmedilmiş olmasından ötürü açılmış ve açılacak dâvaların tetkik ve rüyetinin, işbu kanunun muvakkat ikinci maddesinde hasren tâdad edilen istisnaların usuli hükümlere şâmil bulunmaması ve mezkûr kanunda usule mütaallik olarak kabul edilen umumi prensip ve nihayet âmme hukuku esasları muvacehesinde, idari kazaya ait olduğunun kabulü zaruridir. Yukarıda yazılı sebeplere binaen 5887 sayılı Harclar Kanunundan evvel yapılmış satışlara ilişkin olarak satış harcının ketmedilmiş olmasından ötürü açılmış ve açılacak olan dâvaların rüyet ve hallinin Adliye Mahkemelerinin vazifesinden hariç olup idari kazaya ait olduğuna ve Temyiz Mahkemesi Üçüncü Hukuk Dairesinin bu konudaki ictihadının isabetli bulunduğuna ilk toplantıda ittifakla karar verildi. ----------o----------