Mirasçılar arasında Medeni Kanunun 611 inci maddesi hükümlerine göre yapılacak yazılı taksim mukavelelerinin gayrimenkule de taallûku halinde Medeni Kanundan sonra yürürlüğe giren Tapu Kanununun 26 ncı maddesi gereğince ayrıca tapu memuru huzurunda resmi senede bağlanması gerekip gerekmiyeceği hakkında Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesinin 1/12/1947 tarih ve 701/2499, 28/10/1949 tarih ve 2688/2516 ve 5/11/1949 tarih ve 1912/2625 sayılı ilâmları arasında içtihat ayrılığı bulunduğu zikri geçen Daire Başkanlığının 2/12/1949 tarih ve 1940/192 sayılı yazısiyle bildirilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Heyeti Umumiyesinde keyfiyet müzakere olundu; Yapılan tartışmalara göre mirasın açılmasiyle beraber, mirasda dâhil menkul ve gayrimenkul mallar ve bütün haklar, mirasçılara intikal eder. Ancak; mirasçıların haklarını müstakil olarak kullanabilmeleri için aralarındaki iştirake son verilmesi...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1950/2 K.1952/4 T.10.12.1952 R.Gazete No. 8358 R.G. Tarihi: 13.3.1953 MİRAS TAKSİM SÖZLEŞMESİ MİRASA DAHİL GAYRİMENKULLERİN TAKSİMİ HAKKINDA MİRASÇILAR ARASINDA YAPILACAK SÖZLEŞMENİN GEÇERLİLİĞİ İÇİN YAZILI OLMASI YETELİDİR. Mirasçılar arasında Medeni Kanunun 611 inci maddesi hükümlerine göre yapılacak yazılı taksim mukavelelerinin gayrimenkule de taallûku halinde Medeni Kanundan sonra yürürlüğe giren Tapu Kanununun 26 ncı maddesi gereğince ayrıca tapu memuru huzurunda resmi senede bağlanması gerekip gerekmiyeceği hakkında Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesinin 1/12/1947 tarih ve 701/2499, 28/10/1949 tarih ve 2688/2516 ve 5/11/1949 tarih ve 1912/2625 sayılı ilâmları arasında içtihat ayrılığı bulunduğu zikri geçen Daire Başkanlığının 2/12/1949 tarih ve 1940/192 sayılı yazısiyle bildirilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Heyeti Umumiyesinde keyfiyet müzakere olundu; Yapılan tartışmalara göre mirasın açılmasiyle beraber, mirasda dâhil menkul ve gayrimenkul mallar ve bütün haklar, mirasçılara intikal eder. Ancak; mirasçıların haklarını müstakil olarak kullanabilmeleri için aralarındaki iştirake son verilmesi lâzımgelir. Medeni Kanunumuzun «Taksimin hitamı ve taksim mukavelesi» matlabını taşıyan 611 inci maddesinde, miras taksiminin nasıl yapılacağı gösterilmiş ve (Hisselerin teşkil ve kabzı, yahut taksim mukavelesinin akdini mütaakıp, taksim; mirasçılar için lüzum ifade eder. Taksim mukavelesi, yazılı olmadıkça muteber olmaz) denilmiştir. Görülüyor ki; bu maddede, menkul ve gayrimenkul mallar arasında bir fark gözetilmiyerek mirasa dâhil gayrimenkullerin dahi yazılı mukavele ile taksim edilmesi esası kabul edilmiştir. Bu sarahat muvacehesinde Medeni Kanunun 634 üncü maddesi gereğince taksimin resmi senetle yapılması mecburiyeti iltizam edilecek olursa, sözü geçen kanunun 611 inci maddesiyle koyduğu hususi ve istisnai hüküm ihmal edilmiş olur. Diğer taraftan Medeni Kanunun 634 üncü maddesinin koyduğu resmi senet mecburiyeti, mülkiyeti nakleden âkıdlara aittir. Taksim mukavelesi ise, taksimden evvel dahi terekenin tamamı üzerinde hak sahibi olan mirasçılar arasındaki iştirake son vererek her hak sahibinin malında münferit ve müstakil tasarruf imkânını temine mâtuf bir akiddir. Taksim ile her mirasçının hissesi ayrılmakta diğer bütün mallar üzerindeki mülkiyet hakkı düşmektedir. Bu itibarla taksim mukavelesi, mülkiyeti nakleden bir akit sayılamıyacağından bu hususta Medeni Kanunun 634 üncü maddesi tatbik edilemez. 2644 sayılı Tapu Kanunun 26 ncı maddesine gelince; bu maddede mülkiyet, mülkiyetin gayri aynî haklara mütaallik resmî senetlerin tapu sicil muhafızları veya memurları tarafından yapılacağı gösterilmiş ve mirasçılar arasındaki taksim mukaveleleri madde dışında bırakılmıştır. Bu haliyle madde, aslında resmî senede bağlanması gereken akidlerde tapu memurlarının görevini tâyin etmektedir. Halbuki; Medeni Kanun taksim mukavelesi için resmî senet tanzimini mecburi kılmamıştır. Bu itibarla yazılı taksim muk...