Medeni Kanunun 65 inci maddesinin uygulanmasından doğan ve Cemiyet Nizamnamesinde âzadan birinin cemiyetten çıkarılmasını mucip sebepler tâyin edilmiş ve bu sebeplere binaen âzanın cemiyetten çıkarılmasına karar verilmiş olduğu hallerde çıkarılan âzanın bu karara karşı itiraz hakkı olup olmadığı hususunda Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 20/3/1948 tarih ve 682/1299 sayılı karariyle 15/11/1949 tarih ve 6023/5931 sayılı kararı arasında mubayenet mevcut olduğundan bu içtihat uyuşmazlığının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu tarafından halli Yargıtay Birinci Başkanlığının 14/2/1950 tarih ve 1950/4 sayılı yazısiyle istenilmiş olmakla toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek; sonuçta: Olayda halli lâzımgelen mesele cemiyetten çıkarılan bir âzanın bu çıkarma kararı aleyhine itirazen dâva açıp açamıyacağı keyfiyetidir. Filhakika Medeni Kanununumuzun 65 inci...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1950/4 K.1950/10 T.20.9.1950 R.Gazete No. 7676 R.G. Tarihi: 7.12.1950 CEMİYET İHRAÇ KARARI CEMİYET NİZAMNAMESİNDE İHRAÇ SEBEBİ GÖSTERİLMEYEN HALLERDE DE CEMİYETİN BU HAKKINI SUİİSTİMAL ETTİĞİNDEN BAHİSLE İHRAÇ KARARI ALEYHİNE DAVA AÇILABİLİR. Medeni Kanunun 65 inci maddesinin uygulanmasından doğan ve Cemiyet Nizamnamesinde âzadan birinin cemiyetten çıkarılmasını mucip sebepler tâyin edilmiş ve bu sebeplere binaen âzanın cemiyetten çıkarılmasına karar verilmiş olduğu hallerde çıkarılan âzanın bu karara karşı itiraz hakkı olup olmadığı hususunda Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 20/3/1948 tarih ve 682/1299 sayılı karariyle 15/11/1949 tarih ve 6023/5931 sayılı kararı arasında mubayenet mevcut olduğundan bu içtihat uyuşmazlığının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu tarafından halli Yargıtay Birinci Başkanlığının 14/2/1950 tarih ve 1950/4 sayılı yazısiyle istenilmiş olmakla toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek; sonuçta: Olayda halli lâzımgelen mesele cemiyetten çıkarılan bir âzanın bu çıkarma kararı aleyhine itirazen dâva açıp açamıyacağı keyfiyetidir. Filhakika Medeni Kanununumuzun 65 inci maddesinde (nizamname; âzadan birinin cemiyetten çıkarılmasını mucip esbabı tâyin edebileceği gibi sebep dermeyan olunmaksızın ihraç müsaadesini dahi verebilir. Her iki takdirde ihraç aleyhine ikamei dâva olunamaz. Nizamnamede, ihraca dair bir hüküm mevcut değilse ihraç ancak cemiyet karariyle muhik sebeplere müsteniden olabilir.) denildikten sonra 68 inci maddesinde de (âzadan her biri Kanuna veya cemiyetin nizamnamesine uygun olmayıp da kendi muvafakatine iktiran etmemiş bulunan bir karar aleyhine ona ıttıladan itibaren bir ay içinde mahkemeye müracaatla itiraz etmeğe kanunen salâhiyetlidir) denilmiştir. Açıkça mubayin olan bu iki kanun hükmünün telifi gerektir. Medeni Kanunumuzun 65 inci maddesine tekabül eden İsviçre Medeni Kanununun 72 nci maddesinde (Nizamname bir âzanın hangi sebeplerden dolayı cemiyetten çıkarılabileceğini tayin edebileceği gibi, sebep bildirmeksizin çıkarmaya da müsaade edebilir. Bu hallerde çıkarma kararını mucip olan sebepler bir dâva ikamesine mahal vermez. Nizamnamede bu hususta bir hüküm yoksa; çıkarma, ancak cemiyet karariyle ve muhik sebeplere müsteniden olabilir.) diye yazıldığı halde bizim kanunumuza ikinci fıkra (her iki takdirde ihraç aleyhine ikamei dâva olunamaz) şeklinde tercüme edilmiş ve alınmıştır. Bu itibarla Medeni Kanunumuzun 65 inci maddesindeki (her iki takdirde ihraç aleyhine ikamei dâva olunamaz) hükmünün mehaza uygun şekilde anlaşılması ve 65 ve 68 inci maddelerdeki mütenakız hükümlerin bu suretle telifi ve imâli gerektir. Bu anlayış ve kabule göre muayyen sebeplerden dolayı bir âzanın cemiyetten ihraç olunabileceği nizamnamede kabul edilmiş olan hallerde ihraç edilen âza, ihraç için gösterilen sebeplerin tahakkuk etmediğinden veya ihraç kararının şekil bakımından muallel olduğundan bahsile dâva açabileceği halde dayanılan sebebin keyfiye...