Tapu sicilinde kayıtlı olmayan bir gayrimenkulünü başkasına satıp teslim etmiş olan kimsenin sonradan dönüp te bu satışın muteber olmadığından bahsile satın alan kimseden geri almak için açtığı dâvada; dâva edilenin bu yeri 10 yıl önce hariçte dâvacıdan satın aldığını ve arada zamanaşımı bulunduğunu ve artık satıcının geri istemiyeceğini söyliyerek savunması üzerine, Borçlar Kanununun 125 inci maddesi hükmü veçhile 10 senelik zamanaşımının uygulanıp uygulanamıyacağı hususu Yargıtay Üçüncü ve Beşinci Hukuk Daireleri kararları arasında içtihat uyuşmazlığı konusudur. Sözü edilen dâvada, Borçlar Kanununun 125 inci maddesinde yazılı 10 senelik zamanaşımının uygulanamıyacağını bildiren Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesinin kararı; Yargıtay Kararlarını Birleştirme Kurulunun toplantılarında yapılan açıklamalara göre, zilyedlik bir hak olmayıp şey üzerinde fiilî bir durum idüğinden bunun...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1946/6 K.1946/12 T.9.10.1946 OLAĞANÜSTÜ KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI AYNİ BİR HAK OLAN ZİLYETLİĞİN HER HAK GİBİ DEVRİ MÜMKÜN VE GEÇERLİ OLUP RESMİ BİR ŞEKLE BAĞLI BULUNMADIĞINDAN BU İŞLEMİN TAPULU GAYRİMENKULLERİN TAPU DIŞI SATIŞLARINA KIYAS YOLUYLA KENDİLİĞİNDEN HÜKÜMSÜZ SAYILAMAZ. (743/md.632-635,639,701,887,890,894-899,907,909) 818/md. 11 , 125 , 126 , 213 , 221 , 249 Tapu sicilinde kayıtlı olmayan bir gayrimenkulünü başkasına satıp teslim etmiş olan kimsenin sonradan dönüp te bu satışın muteber olmadığından bahsile satın alan kimseden geri almak için açtığı dâvada; dâva edilenin bu yeri 10 yıl önce hariçte dâvacıdan satın aldığını ve arada zamanaşımı bulunduğunu ve artık satıcının geri istemiyeceğini söyliyerek savunması üzerine, Borçlar Kanununun 125 inci maddesi hükmü veçhile 10 senelik zamanaşımının uygulanıp uygulanamıyacağı hususu Yargıtay Üçüncü ve Beşinci Hukuk Daireleri kararları arasında içtihat uyuşmazlığı konusudur. Sözü edilen dâvada, Borçlar Kanununun 125 inci maddesinde yazılı 10 senelik zamanaşımının uygulanamıyacağını bildiren Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesinin kararı; Yargıtay Kararlarını Birleştirme Kurulunun toplantılarında yapılan açıklamalara göre, zilyedlik bir hak olmayıp şey üzerinde fiilî bir durum idüğinden bunun gayrimenkulün aynından, zatından ayrı olarak düşünülmesine imkân olmadığı ve bir gayrimenkulün aynını hariçte satmak kanun uyarınca caiz ve muteber olmadığından bu ayından ayrı ve mücerret olarak tasavvuru kabil olmıyan zilyedliğin de devrinin muteber sayılamıyacağı ve bu husus, daha evvel Yargıtay İçtihatlarını Birleştirme Kurulunun 22/11/1944 tarihli kararında tapusuz gayrimenkulün haricî satışı ve alıcıya teslimi kanun hükmünce muteber ve makbul bulunmadığı cihetle satıcının bu gayrimenkulü geri almağa hakkı olacağı beyan ve kabul edilmek suretiyle halledilmiş olduğundan artık bu konuya tekrar dönülemiyeceği ve bu karara aykırı düşüncelerin ileri sürülemiyeceği ve ilk zilyed gayrimenkulün maliki olmasa bile dâva edilen sonraki zilyedin «Bunu ben senden satın almıştım» diye vukubulan ikrarı ilkin eski zilyedliğini kabul ve ikrar olacağından sonraki zilyedin bu ikrar ile ilzam olunarak gayrimenkulü geri vermesi icabedeceği ve Medeni Kanunun (899) uncu maddesi mucibince zilyedin, zilyedlik karinesini o şeyi kendisine vermiş olan kimseye karşı dermeyan edemiyeceği ve (909) uncu maddesi hükmü vâris ile muris elinde geçen müddetleri ifade ve hesaba mahmul olup diğer suretle olan tasarruflara şâmil bulunmadığı ve zilyedliğin terkolunup devir gibi bir bağıta konu olamıyacağı ve bu sebeplerle Borçlar Kanununun (125) inci maddesinin hâdiseye uygulanması doğru olmayıp ancak dâva edilen alıcının Medeni Kanunun (639) uncu maddesi kayt ve şartlarına uygun yirmi senelik bir işgali vâkı ve sabit ise buna dayanabileceği ve 10 senelik zamanaşımının kabulü sözü geçen Medenî Kanun maddesinin koyduğu 20 senelik iktisabi zamanaşımını diğer yoldan değiştirme ve ortadan kaldırma olacağı gibi...