Eşhasın tapu ile veya tapusuz olarak uhdesinde bulunan gayrimenkul 2510 sayılı İskân Kanununa göre muhacire veya nakledilenlere temlik edildiği takdirde bu temlik tarihinden bir sene geçtikten sonra açılan dâva münasebetiyle mümellekünleh namına olan tapunun iptaline 3667 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi mucibince mesağ olmadığından ve gayrimenkulün aynına taallûk eden dâvanın istimaı gayri caiz bulunduğundan bahsile mahalli mahkemesi hükmü Hukuk Genel Kurulunun 12/5/1943 tarih ve 34/33 sayılı ilâmiyle bozulduğu halde buna benzer bir işte evvelki hükme aykırı oy çokluğu belirdiğinden keyfiyetin tevhidi içtihat yolu ile halli Birinci Başkanlığın 26/6/1944 tarih ve 3/81 sayılı yazısı ile istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda mesele incelenerek; Sonuçta; Dört oturum süren görüşme ve tartışmalarda: 1- 2510 sayılı Kanunun gösterdiği kimselere dağıtılacak gayrimenkullerin...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1944⁄23 K.1945⁄5 T.28.2.1945 İSKANEN TEMLİK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE DAVA AÇMA SÜRESİ İSKAN KANUNU GEREĞİNCE BİR KİMSENİN TAPULU BİLE OLSA YAPI VE TOPRAĞI YANLIŞLIKLA BU KANUNUN SAYDIĞI KİŞİLERE TEMLİK EDİLMİŞ İSE, AYNA İLİŞKİN BU DAVALARIN BİR YIL İÇİNDE AÇILMASI ŞART OLUP, BU BİR YIL GEÇTİKTEN VE HAKKI DÜŞTÜKTEN SONRA HAK SAHİBİNİN, ANCAK HAZİNE ALEYHİNE EL KONULDUĞU RAYİÇ ÜZERİNDEN BEDEL DAVASI AÇMAYA HAKKI VARDIR. 5543/md.19 (2510/md. 2375) 4721/md. 683 , 705 , 713 , 1025 (743/md. 618,633,639,933) Eşhasın tapu ile veya tapusuz olarak uhdesinde bulunan gayrimenkul 2510 sayılı İskân Kanununa göre muhacire veya nakledilenlere temlik edildiği takdirde bu temlik tarihinden bir sene geçtikten sonra açılan dâva münasebetiyle mümellekünleh namına olan tapunun iptaline 3667 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi mucibince mesağ olmadığından ve gayrimenkulün aynına taallûk eden dâvanın istimaı gayri caiz bulunduğundan bahsile mahalli mahkemesi hükmü Hukuk Genel Kurulunun 12/5/1943 tarih ve 34/33 sayılı ilâmiyle bozulduğu halde buna benzer bir işte evvelki hükme aykırı oy çokluğu belirdiğinden keyfiyetin tevhidi içtihat yolu ile halli Birinci Başkanlığın 26/6/1944 tarih ve 3/81 sayılı yazısı ile istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda mesele incelenerek; Sonuçta; Dört oturum süren görüşme ve tartışmalarda: 1- 2510 sayılı Kanunun gösterdiği kimselere dağıtılacak gayrimenkullerin ancak bu kanunda yazılı Devlete ait veya Hükümetin kamulaştırma yolu ile aldığı mallardan ibaret olduğu ve hakikî ve hükmi şahısların tapulu gayrimenkullerini Hükümetin bu kanuna dayanarak bu gibi şahıslara dağıtmağa hak ve yetkisi bulunmadığı ve böyle tapulu malların da dağıtılmış olması halinde sahiplerinin bunları her zaman geri alabilecekleri ve eklenen fıkradaki «ayın dâvasında» ve «müstehik» tabirlerinden de ancak kendilerine tefviz ve tahsis edilip te henüz adlarına tapu verilmemiş kimselerin gayrimenkulleri dağıtılmış ise bunların açacakları dâva kastolunduğu. 2- 23 üncü maddeye eklenen fıkranın uygulanacağı yerler biraz daha genişletilerek bu tabirlerle Medeni Kanunun 633 üncü maddesinde yazılı işgal, miras, istimlâk, cebri icra veya mahkeme ilâmiyle bir gayrimenkulün maliki olan ve fakat tapuya bağlanmamış bulunan gayrimenkul sahiplerinin açabilecekleri dâvalar kastolunduğu ve bu eklenen fıkra hükmünün ancak bu gibi kimseler tarafından açılacak dâvalara uygulanacağı, yoksa bir kimsenin tapulu malı hakkında bu fıkra hükmü yürütülemiyeceği. 3- Bu eklenen fıkra hükmünce istihkak dâvası açacakların ancak (araziyi ihya eden ve senetsiz tasarruf eyliyen veya 20 sene fasılasız olarak bir yerde tasarruf etmek suretiyle hakkında iktisabi zaman aşımı tamam olan veya senetsiz tasarruftan irs suretiyle kendisine intikal eden kimseler) olduğu şeklinde hulâsa edilebilecek üç görüş ileri sürülmüştür. Tartışmaya konu olan ve metni (bu suretle temlik edilmiş olan gayrimenkuller hakkında vuku bulacak ayni dâvalarda hası...