456 ıncı maddenin sulh mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunan dördüncü fıkrasının tatbikını müstelzim suçlarda aynı maddenin son fıkrasının ve sulh mahkemelerinin vazifelerine dahil suçların (memur aleyhine veya memur tarafından) işlenilmesi halinde 457, 271, 251, 273 ve 281 inci maddelerin tatbikı lâzımgeldiği takdirde meriyet kanununun (29) uncu maddesinde sarahat bulunmaması sebebiyle dâvaların sulh mahkemelerinin vazifesinden çıkarak asliye mahkemelerinin vazifesine gireceği kabul edilerek bu yolda kararlar verilegelmekde iken ahiren (456) ncı maddenin son fıkrası ile zikri geçen maddelerin kanuni teşdit sebebinden ibaret olmakla sulh mahkemelerinin vazifesine dahil dâvaların bu mahiyetlerini tedbil edemiyeceği yolunda mübayin bir ekseriyet husule geldiğinden bahsile içtihat ayrılığının tevhidi Dördüncü Ceza Dairesinin 405 sayılı müzekkeresiyle istenilmesi üzerine toplanan...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1941/34 K.1941/30 T.10.12.1941 DEVLET ALEYHİNE İŞLENEN SUÇLAR DEVLET İDARESİ ALEYHİNE İŞLENEN SUÇLARA AİT DAVALAR ASLİYE MAHKEMELERİNDE GÖRÜLÜR. 456 ıncı maddenin sulh mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunan dördüncü fıkrasının tatbikını müstelzim suçlarda aynı maddenin son fıkrasının ve sulh mahkemelerinin vazifelerine dahil suçların (memur aleyhine veya memur tarafından) işlenilmesi halinde 457, 271, 251, 273 ve 281 inci maddelerin tatbikı lâzımgeldiği takdirde meriyet kanununun (29) uncu maddesinde sarahat bulunmaması sebebiyle dâvaların sulh mahkemelerinin vazifesinden çıkarak asliye mahkemelerinin vazifesine gireceği kabul edilerek bu yolda kararlar verilegelmekde iken ahiren (456) ncı maddenin son fıkrası ile zikri geçen maddelerin kanuni teşdit sebebinden ibaret olmakla sulh mahkemelerinin vazifesine dahil dâvaların bu mahiyetlerini tedbil edemiyeceği yolunda mübayin bir ekseriyet husule geldiğinden bahsile içtihat ayrılığının tevhidi Dördüncü Ceza Dairesinin 405 sayılı müzekkeresiyle istenilmesi üzerine toplanan Tevhidi İçtihat Heyeti Umumiyesinde keyfiyet müzakere edilerek: Neticede : 456 ıncı maddeye 2275 sayılı kanunla ilâve edilen son fıkranın münhasıran dâvayı şikâyetnameye bağlılıkdan kurtarmağa ve dördüncü fıkrayı 6/4/1932 günlü ve 21/22 sayılı Tevhidi İçtihad karariyle tebellür eden vaziyete tevfik etmeğe matuf bulunmak itibariyle tevhidi içtihada mevzu ittihazına elverişli mahiyette olmadığı müşahede edildikden sonra diğer maddeler hakkında yapılan müzakereler neticesinde: 456 ncı maddenin son fıkrasında zikri geçen ve hemen onu takiben yazılan 457 nci madde Dördüncü Ceza Dairesinin son telâkkisi veçhile ve tam mânasiyle ceza artırıcı sebepleri havi adeta tabi bir madde halinde görülmüştür. Her dördü (Devlet idaresi aleyhinde işlenilen cürümler) babında ve birincisi (Hükûmet memurları tarafından efrada karşı yapılacak sui muameleler) ve ikinci ve üçüncüsü (Resmî sıfatı haiz olanlar aleyhinde cürümler) ve dördüncüsü de (Geçen fasıllar arasında müşterek hükümler) fasıllarında bulunan 251, 271, 273 ve 281 inci maddelerin; (Memur tarafından veya memur aleyhine) işlenilmesi yönünden Devlet İdaresi aleyhinde sayılan cürümlere ait olmakla asıl ceza tâyin edilen maddelerdeki mahiyeti asliyelerinden tefrik ve temyiz edilmiş olduğu ve bilhassa 271 inci maddenin fazla olarak taallûk ettiği suçun bütün unsurlarını da ihtiva etmekle bir kat daha müstakil bir mahiyet aldığı meydandadır. 825 sayılı Meriyet Kanununun 29 uncu maddesinde sulhun vazifesine bırakılan maddelerin numaraları birer birer zikr ve tadad edildikten sonra (Maddelerinde yazılı cürümlere mütaallik davaları ... rüyet ve hükme rabteder) denilmesi sulha vazife tefrikında cezaların değil muayyen maddelerde yazılı cürümlerin nazara alındığını gösterdiği gibi suçların cinslerine göre zümrelendirilmesini istihdaf eden Ceza Kanununun 86 ncı maddesi dahi zikri geçen maddeleri cinsen cezalarını tezyidettikleri eşhas aleyhindeki cürümlere a...