DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2020 tarih ve 2017/350 Esas - 2020/293 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar ve davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacılar vekili, davalı Şirketin 2015/99081 sayılı ve "...+ şekil" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının TÜRKPATENT YİDK'ın 2016-M-12018 sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkilleri ile davalı Şirket arasında "..." ibaresinin kullanımı konusunda 1992 yılından bu yana hukuksal ihtilaf bulunduğunu, müvekkilinin ticari...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1910 - 2024/103 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1910 KARAR NO : 2024/103 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2020 NUMARASI : 2017/350 E. - 2020/293 K.
DAVACILAR VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2020 tarih ve 2017/350 Esas - 2020/293 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar ve davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacılar vekili, davalı Şirketin 2015/99081 sayılı ve "...+ şekil" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının TÜRKPATENT YİDK'ın 2016-M-12018 sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkilleri ile davalı Şirket arasında "..." ibaresinin kullanımı konusunda 1992 yılından bu yana hukuksal ihtilaf bulunduğunu, müvekkilinin ticari unvan ve markasına yapılan hukuksuzluklara karşı ilk andan itibaren karşı çıktığını, hukuki mücadelesini sürdürdüğünü, taraflar arasında yaşanan tüm bu hukuksal mücadelede mahkemelerin müvekkili lehine karar verdiğini, fakat davalı tarafın kötü niyetle ve kanun boşluklarından yararlanarak "..." markasını kullanmaya devam ettiğini, yeni davaların açıldığını, mahkemelerin davalının "..." ibareli unvan ve fiili kullanımını engelleyici kararlar verdiğini, "..." markasının gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, dava konusu markanın müvekkillerine ait tescilli/tescilsiz markalarının devamı, serisi olarak algılanacağını, davalı taraf aleyhine sonuçlanan her dava sonrası davalı Şirketin kötü niyetle yeni marka başvuruları yaptığını, dava konusu başvurunun da bunlardan bir tanesi olduğu ileri sürerek, 2017-M-6820 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, taraf markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerliğin bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, davalı Şirketin "... " ibareli başka markalarının da bulunduğunu, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin ... ve ... esas unsurlu markaları uzun yıllardan bu yana adına tescil ettirerek, kullanımla ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkili Şirkete ait olan markada davacılar tarafından iddia edildiği gibi ... ibaresinin tek başına yer almadığını, dava konusu başvurunun bir bütün olarak d...