Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili sigorta şirketine sigortalı bulunan davalıya ait ... plaka nolu aracın yeterli sürücü belgesi olmayan sürücü ... (%42 engelli) sevk ve idaresinde iken 26/06/2017 tarihinde sürücünün %100 kusurlu hareketi sonucu çok araçlı, ölümlü ve yaralamalı kazaya sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde zarar görenlere şimdilik toplamda 160.359,75 TL'nin ödendiğini, bir kısım zarar görenlerin davasının devam ettiğini, aracı kullanan ...'ın %42 oranında monoküler görme engelli olduğunu, ancak moleküler ehliyet ile ve monoküler ehliyetlilerin kullanma şartlarında araç kullanabileceğini, monoküler ehliyet sahibi kişilerin kullandıkları araçlarda 3 adet ayna bulunması zorunlu olduğunu, davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2024/99 KARAR NO: 2024/102 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 30/03/2023 NUMARASI: 2022/6 Esas - 2023/292 Karar DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ: 24/01/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili sigorta şirketine sigortalı bulunan davalıya ait ... plaka nolu aracın yeterli sürücü belgesi olmayan sürücü ... (%42 engelli) sevk ve idaresinde iken 26/06/2017 tarihinde sürücünün %100 kusurlu hareketi sonucu çok araçlı, ölümlü ve yaralamalı kazaya sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde zarar görenlere şimdilik toplamda 160.359,75 TL'nin ödendiğini, bir kısım zarar görenlerin davasının devam ettiğini, aracı kullanan ...'ın %42 oranında monoküler görme engelli olduğunu, ancak moleküler ehliyet ile ve monoküler ehliyetlilerin kullanma şartlarında araç kullanabileceğini, monoküler ehliyet sahibi kişilerin kullandıkları araçlarda 3 adet ayna bulunması zorunlu olduğunu, davalı sigortalıdan müvekkil ödediği tazminatları rücuen talep ettiğini, ancak davalının ödemeye yanaşmadığını, icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini, ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; 64.100,00 TL'nin ödeme tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin kazaya karışan ... plaka nolu aracın sahibi olduğunu, davacı sigorta şirketinin ... plakalı aracın 3.kişilere verdiği maddi zararları ZMMS poliçesi kapsamında ödeme sorumluluğunu kabul ettiğini, olaydan sonra oluşturulan kaza tespit tutanağı ve ceza yargılamasında tanzim edilen kusur tespitine ilişkin raporların müvekkilinin kusurlu olduğunu ortaya koyan mahiyette olduğunu, meydana gelen kazada hak sahiplerine davacı tarafından ödeme yapıldığını, davacının söz konusu rücu işlemlerine dayanak olan yargılamalarda müvekkiline ihbarda bulunma yükümlülüğü olduğunu, bu sorumluluğu yerine getirmediğini savunarak; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "Davanın reddine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup...