Tcdd işletmesi, gümrüklü eşyanın muhafazasına mahsusyerlerinde bekletilen gümrüklü eşyaya ait ardiye ücretini,umumi hükümler uyarınca ve kendi tarifeleri gereğince, eşyasahibinden isteyebilir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1966/13 K.1967/4 T.5.6.1967 R.Gazete No. 12658 R.G. Tarihi: 27.7.1967 DEMİRYOLLARI ARDİYE ÜCRETİ TCDD İŞLETMESİ, GÜMRÜKLÜ EŞYANIN MUHAFAZASINA MAHSUS YERLERİNDE BEKLETİLEN GÜMRÜKLÜ EŞYAYA AİT ARDİYE ÜCRETİNİ, UMUMİ HÜKÜMLER UYARINCA VE KENDİ TARİFELERİ GEREĞİNCE, EŞYA SAHİBİNDEN İSTEYEBİLİR. T.C. Devlet Demir Yolları 7 nci İşletme Müdürlüğü Hukuk Müşaviri Avukat Sami Alaçam tarafından 3/4/1963 tarihinde Yargıtay Birinci Başkanlığına verilen dilekçede, TCDD nin, gümrüklü eşyanın muhafazasına mahsus ambar ve ardiyelerinde bekletilen ve kanunî süresi içinde çekilmemesi sebebiyle gümrük idaresince tasfiyeye tabi tutularak satılan eşyanın satış bedelinin ardiye ücretini karşılamaması halinde aradaki farkı umumî hükümlere göre eşya sahibinden isteyebilip isteyemeyeceği hususunda Yargıtay Ticaret Dairesinin 15/11/1955 ve 25/12/1962 tarihli kararları arasında içtihat aykırılığı bulunduğu ileri sürülmüş, aykırılığın İçtihadı Birleştirme yoluyla giderilmesi istenmiş, dilekçe ve sözü edilen daire ilâmları Birinci Başkanlık tarafından Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk kısmı Genel Kuruluna tevdi edilmiştir. Bu kurulca dairenin her iki kararı arasında birbirini tutmazlık bulunduğu cihetle içtihadın birleştirilmesi gerektiğine oyçokluğiyle karar verildikten sonra işin esasına geçildi: 1- Yargıtay Ticaret Dairesinin 15/11/1955 tarih ve 6437/7435 sayılı ilk ilâmında (5383 sayılı Gümrük Kanununun 92 nci maddesine göre işletmeler bu maddede yazılı şartlar dairesinde antrepo açabileceklerdir. Kanunda, bu antrepolarda kalan eşyanın ardiye ücretlerinden dolayı sahiplerine müracaatı ve ardiye sahiplerinin hususi mevzuata göre tahakkuk eden ücretlere müteallik mütalebe haklarını bertaraf eden bir hüküm mevcut olmadığı gibi, 90 ncı maddede gümrüklü eşya ardiyelerindeki malların ardiye ücretlerinden bahsedilmeyerek bunların yalnız gümrük vergisi ve para cezalarından dolayı teminat olduğu zikredildikten sonra bilhassa 106 ncı maddesinde işletmelerle eşya sahipleri arasında ardiyecilik münasebetlerinde umumî hükümlerin uygulanacağı tasrih edilmiştir. Kanunun 129 uncu maddesinde aranmaması lâzım gelen meblâğın davacı işletmenin özel mevzuatına göre talep hakkı bulunan ücretler olmayıp, Gümrük İdaresine ait gümrük vergisiyle sair vergiler bulunduğu hadisenin mahiyeti, alâkalı kanun maddelerinin topluca ve birlikte tetkikinden anlaşıldığı, bu itibarla davacının istediği meblâğın miktar bakımından tahkiki ile elde edilecek sonuca göre hüküm verilmek gerekirken aksine yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı) gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Ticaret Dairesinin 25/12/1962 tarih ve 2522/4524 sayılı ikinci ilâmında ise (5383 sayılı Gümrük Kanununun 92 nci maddesi davacı Devlet Demir Yollarının antrepo açabileceğini belirtmiş ve kanunun bu hükmüne dayanılarak dava konusu çimentoların konulduğu antrepo ve sundurma gümrük işleminin de yapılmasını temin için açılmıştır. Ayrıca, 4301 sayılı Kanunun 7/c maddesi...