Dava zamanaşımı mahkemece belitilen ve hükmolunan ceza miktarına göre değil tck 102. maddede belirtildiği gibi cürümlerin ve kabahatlerin gerektirdiği cezalara göre hesaplanır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1941/36 K.1942/15 T.3.6.1942 CEZA DAVA ZAMANAŞIMI DAVA ZAMANAŞIMI MAHKEMECE BELİTİLEN VE HÜKMOLUNAN CEZA MİKTARINA GÖRE DEĞİL TCK 102. MADDEDE BELİRTİLDİĞİ GİBİ CÜRÜMLERİN VE KABAHATLERİN GEREKTİRDİĞİ CEZALARA GÖRE HESAPLANIR. Türk Ceza Kanununun 109 uncu maddesinin vechi tatbikı hakkında Temyiz Birinci Ceza Dairesinin 4/7/1941 tarih ve 2400/2264 sayılı kararına ve müstekar ictihadına muhalif olarak Ceza Heyeti Umumiyesince ahiren hasıl olan ekseriyet sebebiyle keyfiyetin Umumi Heyetçe Tevhidi İçtihad suretiyle halli mezkûr Daire Reisliğinin 675 sayılı yazısiyle istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Heyeti Umumiyesinde müzakere edilerek: Neticede : Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinde hukuku âmme dâvasını ve 112 nci maddesinde de cezaları ortadan kaldıran müddetler gösterilmiştir. 102 nci maddenin (4) bendinde sıra ile cürümlerin ve 5,6 ıncı bendlerinde de kabahat fiillerinin müstelzim olduğu cezalar tasnif ve âmme dâvasını ortadan kaldıran müddetler sıra ile 20, 15, 10, 5 ve iki sene ve altı ay olarak ayrı, ayrı tâyin olunmuştur. Bu tertibe göre her bendde aşağı ve yukarı hadleri gösterilen cezalar evvelki bendlerden daha hafif ve müruruzaman müddeti daha kısadır. Şu halde işlenen cürüm ve kabahat fiillerinin müstelzim olduğu cezaların aşağı ve yukarı hadlerine bakılarak bu maddenin hangi bendine uyarsa dâvayı ortadan kaldıran müddet de yine o benddeki müddettir. İki had arasında hâkimin tâyin ve takdir ettiği ceza miktarı bu müddeti değiştirmez. Bu böyle olduğu gibi tatbik şekli Temyiz Birinci Ceza Dairesiyle Üçüncü Ceza Dairesi arasında farklı olduğu anlaşılan 109 uncu madde hükmü de bu esastan ayrı değildir. 109 uncu maddenin ibaresi şöyledir: «Aynı fiilden dolayı her ne suretle olursa olsun tekrar muhakemesi görülmek lâzımgelen mahkûmunaleyhin ahiren vâkı olan mahkâmiyeti evvelki mahkûmiyetinden daha hafif bir cezayı mutazammın ise müruruzaman müddeti sonraki hüküm ile tertibolunacak cezaya göre hesabolunur». Bu madde dahi dâvayı ortadan kaldıran müddet hakkında ve 102 nci madde anlamındadır. «Sonraki hüküm ile tertibolunacak ceza evvelki mahkûmiyetinden daha hafif bir cezayı mutazammın ise müruruzaman ona göre hesabolunur» dan maksat ayrı, ayrı müddetler tâyin eden 102 nci maddenin daha kısa müruruzaman müddetine ait diğer bir bendinde yazılı hadler arasında bir ceza tertibi lâzımgelirse demek olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Yoksa sonraki muhakemede 102 nci maddenin yine aynı bendinin çerçevelediği hadler arasında evvelki ceza miktarından eksik veya o kadar ve hattâ ondan fazla ceza tâyin ve hükmedilmesi müruruzaman müddetini değiştirmez. Aksini düşünmek birinci hükümde meselâ Ceza Kanununun 416 ncı maddesi mucibince bir ırza geçme cürmü için 102 nci maddenin üçüncü bendindeki on senelik müruruzaman hesabedilirken aynı fiilden dolayı ikinci defa yine o maddeye göre ve beş seneyi aşmamak üzere evvelki ceza veya daha az ve hattâ evvelkinden ziyade bir ceza tâyin edilmiş olmasına bakılarak ...