Yokluğunda ölüm cezası ile cezalandırılan suçluya ilam bildirimi yapılmadan temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağı konusundaki iki olay arasında benzerlik ve yasanın uygulanması yönünden bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1941/27 K.1942/12 T.6.5.1942 İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE YER OLMADIĞINA İLİŞKİN KARAR YOKLUĞUNDA ÖLÜM CEZASI İLE CEZALANDIRILAN SUÇLUYA İLAM BİLDİRİMİ YAPILMADAN TEMYİZ İNCELEMESİ YAPILIP YAPILAMAYACAĞI KONUSUNDAKİ İKİ OLAY ARASINDA BENZERLİK VE YASANIN UYGULANMASI YÖNÜNDEN BİR UYUŞMAZLIK BULUNMAMAKTADIR. Gıyaben ölüm cezasına mahkum edilen suçluya ilam tebliğ edilmeksizin temyiz tetkikatı yapılıp yapılamıyacağı noktasından Ceza Umum Heyetinin 13.4.1931 tarih ve 104/96 ve 3.3.1941 tarih ve 54/34 numaralı kararları arasında hasıl olan ihtilafın tevhidi içtihat yolu ile halli 1. Riyaset Dairesinin 17.5.1941 tarih ve 95 numaralı müzekkeresiyle istenilmesine mebni 6.5.1942 tarihinde toplanan Heyeti Umumiyeye 44 zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten ve mezkur müzekkere ile ilamlar okunduktan ve hadise bir kerre de 1. Reis İhsan Ezgü tarafından izah edildikten sonra söz alan: İbrahim Ethem: İhtilaf mevcut olduğunu, eski ve yeni usullerin hangisinin leh veya aleyhte olduğunun münakaşası icap ettiğini ve esasen gıyapta duruşma icrasıyla karar verilemiyeceğine göre tebliği aramağa lüzum yoktur. Başmüddeiumumilik de bu noktai nazarı ileri sürmüştür. Halil İbrahim : Burada ihtilaf olmadığını, biz tebliğ edilmeden tetkikat yapamayız, diyoruz. İster re'sen tabii temyiz olsun, ister olmasın, tebliğ lazımdır. Reis Fevzi : Tevhidi içtihat yapılabilmek için mübayin iki karar bulunması lazımdır. Buradaki muamelelerdir. Muameleler tevhidi içtihada esas olamaz, demeleriyle neticede : İlişik ilamların tazammum ettiği hadise ve verilen kararlardan biri, Ceza Usulü Muhakemeleri Kanununun 224. maddesi hükmüne tevfikan gıyaben verilen hükümlerin temyiz hakkını kullanma için mahkumlara tebliği lazım geldiğine ve diğeri 739 numaralı kanunun 4. maddesi gayri mevkuf olarak sevk olunan veya mahkemece tahliye edilerek gayri mevkuf bulunan suçlular hakkında kabili tatbik olup hadisede hüküm aleyhe bozulmuş olduğu cihetle Tesrii Muhakemat Kanununun 46. maddesinin tatbikine de imkanı kanuni olmadığından gıyaben muhakeme icrası gayri caiz olduğuna mütedair olmasına nazaran iki hadise arasında mümaselat ve kanunun tatbiki noktasından ihtilaf mevcut olmadığı cihetle tevhidi içtihata mahal olmadığı bir reyi muhalife karşı ekseriyetle takarrür etti. ----------o----------