Hakimin aşırı gördüğü ceza koşulunu azaltma yükümlülüğünü belirten bk.m. 161/son fıkra hükmü özellikle ticari olmayan olaylara uygulanmak gerekip ticari işlemlere genişletilemez.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1940/7 K.1940/71 T.3.7.1940 HAKİMİN AŞIRI CEZAYI AZALTMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ HAKİMİN AŞIRI GÖRDÜĞÜ CEZA KOŞULUNU AZALTMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ BELİRTEN BK.M. 161/SON FIKRA HÜKMÜ ÖZELLİKLE TİCARİ OLMAYAN OLAYLARA UYGULANMAK GEREKİP TİCARİ İŞLEMLERE GENİŞLETİLEMEZ. Muamelei ticariye zımnında akitler tarafından mukavele edilmiş olan şartı cezai (tazminatın) hakim tarafından tenziline cevaz bulunup bulunmadığı hususunda Temyiz Ticaret Dairesi kararları arasındaki içtihat ihtilafının halli zımnında mezkür daire reisliğinden verilen 4.4.940 tarih ve 84 numaralı müzekkere üzerine 19.6.940 tarihinde toplanan Heyeti Umumiyeye kırk dört zatın iştirak ettiği görüldükten, müzakere nisabı tahakkuk ettikten ve bu baptaki müzekkere okunduktan sonra hadise bir kerre Ticaret Reisi Kazım tarafından izah edilmekle beraber maktu tazminatın tenkısa tabi tutulup tutulmıyacağı meselesi olup İstanbul'da Tokatlı Oteli ile Sular İdaresi arasındaki davadan dolayı verilen kararın tetkikinde dairemiz ve Heyeti Umumiye müstemirren ticari akitlerde Ticaret Kanununun 647 nci maddesi mucibince tenkis edilemiyeceğini kabul etmekte olduğu ve fakat bazı arkadaşlarının bu içtihada muhalefet ettiklerini ve bu sebeple de Heyeti Umumiyeye geldiğini izah ettiler. Memduh; Ticaret Kanununun ikinci maddesini tekrarladılar. Şefkati; Hadisemizde kanuna mana vermek ve Borçlar Kanununu ile Ticaret Kanunundaki hükümleri telif etmek lazımdır. Muarız arkadaşımız sayın Memduh'un dediği gibi mukaveleler tamamen mabihüttatbik olsaydı adaba mugayir mukavelelerin de tatbiki manası çıkar. Kazım; Noktai nazarım bu iki kanunu telife imkan göremiyorum. Eski içtihadımızı tebdile yarayacak bir mesnet göremiyorum. Yusuf Kemal; 161 nci maddenin üçüncü fıkrasiyle Ticaret Kanununun 647 nci maddesi kabili teliftir. Ticaret Kanununun 647 nci maddesi bizim Borçlar Kanununun 158, 159 ve müteakip maddelerinden alınmıştır. Böyle olunca bu iki madde telif edilir. Bu mukavele muteberdir, fakat fahiş görülürse hakim bunu tenzil ile mükelleftir. Ali Himmet; Borçlar Kanununun 19 ve 20 nci maddelerini okudular. Mukavele çerçevesini kanun tayin etmiştir. Evvela mukavelenin bu maddeye muvafık olup olmadığını tetkik edeceğiz. Tenkis salahiyeti istisnai bir hükümdür. Bu muamelatı adiyeye maksurdur. Ticaret Kanunu böyle bir salahiyet vermemiştir. Batıl akit ile muteber akdi bu mebhasta karıştırmamak lazımdır. Fuat Hulusi; Ceza şartı hakkındaki alelıtlak muteber olduğunu kabul etse kanun faizin serbest olduğunu kanun olarak koymuştur. Eğer mukavelelerin mutlak muteber olduğunu kabul etseydi buna lüzum yoktu. 647 nci maddeyi Borçlar Kanunu ile mukayese ettiler. Burada 159 ncu madde ile mukayese etmek lazımdır. Buradaki cezadır. Bir tarafı yıkacak cezayı hakime bırakmıştır. Ticaret Kanununda bunun konmaması sükuttur. Ticaret Kanunu sakit olunca 161 nci maddeye gideceğiz. Maddenin birinde fahiş cezadan bahsedilir, diğerinde fahiş diye bir şey tanımamıştır. Ceza tertibi hakkında iki tarafa serbesti veril...