Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 1939/5 · K. 1941/4
YargıtayYARGITAY İÇTİHADİ BİRLEŞTİRME B.G.K

Esas No:1939/5 Karar No:1941/4

E. 1939/5K. 1941/412 Şubat 1941
borçlunun ölümü durumunda
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

Terekenin iflas kaidesine tevfikan tasfiyesi hali müstesna olmak üzere, borçlunun ölümüyle faiz kesilmez.

Karar Metni

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1939/5 K.1941/4 T.12.2.1941 BORÇLUNUN ÖLÜMÜ DURUMUNDA TEREKENİN İFLAS KAİDESİNE TEVFİKAN TASFİYESİ HALİ MÜSTESNA OLMAK ÜZERE, BORÇLUNUN ÖLÜMÜYLE FAİZ KESİLMEZ. Borçlunun ölümiyle müeccel ve faizli bir para borcunun faizi münkati olup olmıyacağı hususunda Temyiz Dördüncü Hukuk Dairesinin 2/2/1931 tarih ve 431/287 ve 17/12/1937 tarih ve 3178/2651 numaralı kararları arasında hasıl olan içtihad ihtilâfının halli Adliye Vekâleti Hukuk İşleri Umum Müdürlüğünün (Tarihsiz) (585) numaralı yazısı ile istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihad Heyeti Umumiyesinde keyfiyet müzakere edilerek: Neticede; Tevhidi içtihad suretile tedkik ve halli icabeden mes'ele; müeccel ve faizli bir borcun faizi, borçlunun ölümünden sonra işleyip işlemiyeceği hususundan ibarettir. İcra ve İflâs Kanununun 195 ve 196 ncı maddeleri mucibince borçlunun gayri menkul mallarının rehni suretile temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflâsın açılması, müflisin borçlarını muaccel kılar ve rehin ile temin edilmemiş olan bütün alacakların faizleri iflâsın açılması ile müflise karşı işlemez. Fakat ne bu kanunda, ne de diğer mevzuatta borçlunun vefatile faizin münkati olacağı hakkında bir kayd ve işaret yoktur. Borçların sukutundan bahis olan Borçlar Kanununun 113 üncü maddesile müteakib maddelerinde tediye, ibra, tecdid, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi, borcun ifası mümkün olmaması, takas ve mahsub ve müruru zaman gibi sebeblerle borcun sukut edeceği gösterilmiştir. Ölüme gelince; kaideten ölüm: borcu ıskat eden sebeblerden addolunmamıştır. Borçlar Kanununun 305, 347, 371, 384 ve 397 nci maddelerinde gösterilen akid ve tasarruflarda ölümle akdin nihayet bulacağı istisnaen kabul edilmiş olup faiz borcu bu müstesniyata dahil değildir. Kaldı ki Medeni Kanunun 539, 568, 561, 616 ncı maddelerinde gerek terekenin taksiminden evvel gerek taksiminden sonra mirascıların müteveffanın borcundan şahsan ve müteselsilen mesul oldukları tasrih edilmişdir. Bu mesuliyetin faiz gibi borcun teferruatına da şümulü tabiidir. Ancak zikrolunan kanunun 576 ncı maddesinde «mevcudu borcuna yetişmeyen terekenin tasfiyesi, mahkemece iflâs kaidesine göre yapılır» diye yazılı olmasına binaen terekenin iflâs kaidesine tevfikan tasfiyesi halinde, İcra ve İflâs Kanunu hükümlerinin tatbikı icabeder. Binaenaleyh yalnız bu halde, rehin ile temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere, borçlunun ölümiyle faiz münkati olur. Sonuç: Zikr ve izah olunan mucib sebeblere binaen, terekenin iflâs kaidesine tevfikan tasfiyesi hali müstesna olmak üzere, borçlunun ölümiyle faizin münkati olmıyacağına ekseriyetle karar verildi. ----------o----------

Benzer Kararlar

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2001/937 · K. 2004/687

27 Ocak 2004

DanıştayDanıştay 3. Daire Kararları

E. 1998/295 · K. 1999/4605

16 Aralık 1999

YargıtayYARGITAY İÇTİHADİ BİRLEŞTİRME B.G.K

E. 1954/25 · K. 1957/22

5 Haziran 1957

DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

E. 1997/4230 · K. 1998/3823

22 Ekim 1998

DanıştayDanıştay 7. Daire Kararları

E. 1998/1679 · K. 1999/303

2 Şubat 1999

DanıştayDanıştay 11. Daire Kararları

E. 2007/3332 · K. 2009/8938

28 Ekim 2009