Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 1939/26 · K. 1939/59
YargıtayYARGITAY İÇTİHADİ BİRLEŞTİRME B.G.K

Esas No:1939/26 Karar No:1939/59

E. 1939/26K. 1939/5927 Aralık 1939
ölünceye kadar bakma akdi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

Ölünceye kadar bakma akitlerinde, aksine bir hükümkonulmamışsa alacaklı borçlunun ailesi kişilerinden birigibi bu aile içinde yaşar.

Karar Metni

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1939/26 K.1939/59 T.27.12.1939 ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA AKDİ ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA AKİTLERİNDE, AKSİNE BİR HÜKÜM KONULMAMIŞSA ALACAKLI BORÇLUNUN AİLESİ KİŞİLERİNDEN BİRİ GİBİ BU AİLE İÇİNDE YAŞAR. Kaydı hayatla bakma akitlerinin mevzuu Borçlar Kanununun 514 ncü maddesinde beyan adildiği üzere alacaklının, borçlunun ailesi içinde ve aile reisliği hakkındaki hükümlere tabi olarak yaşamasından ibaret olduğu ve iki taraf bunun hilafını mukavele etmiş olmadıkça alacaklı bu akit zımnında olarak borçlunun ailesi haricinde infak ve iaşe edilmesini talep ve borçluyu buna mecbur edemiyeceği hakkında bu kerre dairece ekseriyetle tebellür eden fikrin hilafına mukaddema dairenin sabık bir ekseriyetince bazı kararlar verilmiş olduğu anlaşılmış olmakla keyfiyetin tevhidi içtihat yolu ile halli lüzumu Temyiz Birinci Hukuk Dairesi Reisliğinden istenilmesine mebni 27.12.939 tarihinde toplanan Heyeti Umumiyeye kırk altı zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten ve mezkûr müzekkere ile merbutu ilamlar okunduktan ve hadise bir kerre de Birinci Reis İhsan Ezgü tarafından izah edildikten sonra söz alan; Fuat Hulusi; (Yaşar) kaydı alacaklı için salahiyet ifade eder, diyerek evvelce karar verilmiştir. 517 nci madde okundu. Bu maddeden de anlaşılıyorki kaydı hayatla yaşamak birlikte yaşamağa bağlıdır. Cevat; Beslemek şartiyle temlik akti bir akti muavaza olup alacaklı mamelekini veya bir kısmını borçluya temlik eder. Borçlu da alacaklıya bakmak ve anı beslemek hususlarını taahhüt eder. Alacaklının borçlu ile birlikte bir yerde yaşaması alacaklı için bir hak ve borçlu için bir borçtur. Fakat bu aktin yegane makudunaleyhi ve mevzuu alacaklının borçlunun aile reisliği hükmü altına girmekten ibaret olmayıp alelıtlak iaşe ve görüp gözetmek, tedavi ve iskandan ibarettir. Bir akitte bir hak ayni zamanda bir vazife olamaz. Borçlar Kanununun 514 ncü maddesindeki (Yaşar) tabiri yaşamağa mecburdur manasını ifade etmez. Çünkü bu bahisteki ahkamdan hiç birisi ahkamı amireden değildir. İntizamı ammeyi alakadar etmeyen sırf hususi ve hukuki hükümlerden ve ahkamı müfessiredendir. Nitekim hilafı mukavele olunacağı muhaliflerim tarafından da kabul edilmektedir. Bu bahsi şerh ve tefsir eden Virjil Rosel (Borçlar Kanununun nazariyatında) 779 ncu sahifede ve kaydı hayatla bakmayı tarif eden 511 nci maddesinin izah ve tefsiri sırasında, (alacaklı isterse borçlu ile birlikte bir hanede oturur, dilerse ayrıca bir müessesede de oturabilir) demektedir. Bu mehbasde (müessese) tabiri kaydı ihtirazi olamıyacağı şüphesiz olduğundan (müessese) tabiri herhangi bir pansiyon ve ev kelimeleriyle değiştiğinde hüküm değişmez. Rosel'in bu mütalaası hilafına hiç bir şarihin şerhinde sarih bir mütalaa yoktur. Çünkü bu bahiste (yaşar) kelimesinin ahkamı amire ve kat'iyeden olacağı hiç bir şarihin fikir ve hayalinden geçmemiştir. Bazı arkadaşlarımız bunu karı kocanın birlikte yaşamak mecburiyetine kıyas ettiler. Bu kıyası maalfariktir. Çünkü karı...

Benzer Kararlar

YargıtayYARGITAY İÇTİHADİ BİRLEŞTİRME B.G.K

E. 1954/25 · K. 1957/22

5 Haziran 1957

DanıştayDanıştay 3. Daire Kararları

E. 1999/4821 · K. 2000/2781

19 Eylül 2000

YargıtayYARGITAY İÇTİHADİ BİRLEŞTİRME B.G.K

E. 1966/7 · K. 1966/7

22 Haziran 1966

DanıştayDanıştay 7. Daire Kararları

E. 2000/4154 · K. 2002/2776

16 Eylül 2002

YargıtayYARGITAY İÇTİHADİ BİRLEŞTİRME B.G.K

E. 1953/13 · K. 1957/20

5 Haziran 1957

DanıştayDanıştay 3. Daire Kararları

E. 2000/4685 · K. 2003/1082

12 Mart 2003