Hukuk usulü muhakemeleri kanununun yayımlanmasından önce verilen hakem kararları, bu yasanın yayımlanmasındansonra dahi tescile tabidir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E. 1929/7 K.1929/12 T. 8.5.1929 HAKEM KARARLARININ TESCİLİ HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNUNUN YAYIMLANMASINDAN ÖNCE VERİLEN HAKEM KARARLARI, BU YASANIN YAYIMLANMASINDAN SONRA DAHİ TESCİLE TABİDİR. Temyiz Mahkemesi Ticaret Dairei Aliyesince Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun neşrinden mukaddem verilen hakem kararlarının tescile tabi olup olmadığı hakkında 5 mayıs 928 ve 26 mayıs 928 tarihinde ittihaz olunan iki karar arasında tezat ve mübayenet hasıl olup hadisatı mümasilenin bir kararı kat'iye raptı mümkün olamadığından Temyiz Mahkemesi Teşkilatına dair Kanunun sekizinci maddesi mucibince içtihadın tevhidi dairei müşarünileyhanın 10 teşrinisani 928 tarih ve 79 numaralı müzekkeresi ile talep ve bu babdaki kararlar Birinci Riyaset Dairesine tevdi kılınmakla kararların nüshaları teksir edilerek Heyeti Umumiyeye tevzi ve 929 senesi mayısının sekizinci günü içtima eden Heyeti Umumiyeye kırk iki zatın iştirak ettiği anlaşıldıktan ve nisabı müzakere tahakkuk ettikten sonra Ticaret Dairesinin marüzzikr kararları okundu. Ticaret Dairesinin noktai nazarını izah için söz alan daireyi müşarünileyha azasından Fuat Hulusi Beyefendi: İhtilafı vakii vücuda getiren kararlar yeni usulün neşrinden evvel verilip yeni Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun neşrinden sonra tescili talep edilen hakem kararlarıdır. Tarafeynden biri bu kararın tescili için mahkemeye müracaat ediyor ve mahkeme diyor ki: Yeni hukuk usulü muhakemeleri hakem kararlarını muteber addetmiştir ve tescile lüzum yoktur. Bunun üzerine mahkemeye müracaat eden zat temyize müracaat ediyor. Ve dairemiz eski usul zamanında hakem kararları tescile tabi olup yeni Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu tescile emir vermediği için mahkemenin bunu yapamıyacağını ve bu bir derece olmasına ve yeni usule göre hakimin böyle bir karar veremiyeceğine binaen dairede ihtilaf hasıl olduğunu, Bahri Beyefendi: Hükmü gıyabilere karşı itirazi hakkı müktesep dediğimiz halde tescilin hakkı müktesep olarak kabul edilmemesi muvafık olamıyacağından 578 nci madde ahkamına göre tescili lazım geleceğini, Sait Beyefendi: Yeni kanunda tasdik deniyor, eski kanunda ise tescil lazım idi. Binaenaleyh tescil edileceğine dair bir sarahat yoktur. Yalnız temyizden sonra mı tescil ettirmek lazım gelip gelmediği meselesi vardır. Evvelce böyle değildi. Çünkü muvafık olup olmadığını da tetkik ettiğini, Fuat Beyefendi: Usulün tahkim faslının 536 ncı maddesinde temyiz müddetinden bahsedildiğine göre Temyiz Mahkemesi tasdik ettikten sonra tekrar hakimin bunu tetkike hakkı yoktur. Hakkı müktesep de mevzuubahis olamaz. Zira kendi lehinedir. Hakem kararını tescil ettirdiği takdirde esbabı nakziye vasi olması itibariyle müracaatta bulunuyor. Bu, usulün makabline teşmili değildir. Bu bir derecedir. Bu kalktıktan ve kanunun neşrinden sonra müracaat için imkanı infaz yoktur. Yusuf Cemal Bey: Karar usulün meriyete vaz'ından evvel sudur ettiği anlaşılıyor. Şuna nazaran mülga usule göre ne yapmak lazım gelirse şimdi de ona ...