İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1462 Esas ve 2020/79 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının gıda ve temizlik ürünleri sektöründe satış dağıtım ve pazarlama faaliyeti ile iştigal ettiğini, bu alanda birçok üretici ve tedarikçi firmanın bayiliğini yaptığını, davalı şirketin ise ... markalı süt ve süt ürünlerinin üreticisi olduğunu, taraflar arasında 25/03/2015 tarihinde imzalanan distribütörlük sözleşmesi imzalandığını ve borçlu davalı şirketin Ankara bölge bayiliğini üstlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2020/841 KARAR NO : 2024/520
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2020 NUMARASI : 2016/1462 Esas 2020/79 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 07/03/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/03/2024 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1462 Esas ve 2020/79 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının gıda ve temizlik ürünleri sektöründe satış dağıtım ve pazarlama faaliyeti ile iştigal ettiğini, bu alanda birçok üretici ve tedarikçi firmanın bayiliğini yaptığını, davalı şirketin ise ... markalı süt ve süt ürünlerinin üreticisi olduğunu, taraflar arasında 25/03/2015 tarihinde imzalanan distribütörlük sözleşmesi imzalandığını ve borçlu davalı şirketin Ankara bölge bayiliğini üstlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile 31.339,89 TL cari hesap alacağını İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin 2016/9551 Esas sayılı dosyası ile 02/05/2016 tarihinde takibe konulduğunu, icra takibinin 15.727,35 TL'lik kısmınının davacı şirket hesabına yatırıldığını, icra dosyasına yapılan yetki itirazı ile dosyanın İzmir 9. İcra Dairesi'ne 2016/11209 Esas sayılı dosyasının numarasını aldığını, bu dosyadan çıkarılan ödeme emrine de süresinde itirazda bulunularak takibin ödenmemiş olan 15.612,53 TL yönünden durduğunu, itirazın iptali davasının bu nedenle açıldığını, bahse konu borcun 18/02/2016 tarihli 13.350,30 TL bedelli 7LG2016000001644 nolu fatura ve 25/02/2016 tarih 2.262,23 TL bedelli 7LG2016000001685 nolu toplam 15.612,53 TL'lik faturalardan kaynaklandığını, 25/03/2015 tarihinde imzalanan sözleşmeye dayanarak imzalanan protokol gereğince davacı şirketin ithilafa konu iki faturayı kesmekte haklı olduğunu, somut olaya göre davacının sektörde "harcama", "geri dönüş", "gider yansıtma", "bütçe", "aktivite" ve "ciro primi" gibi isimler ile anılan ve davalı hesabına onun ticari vekilinin talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen faaliyetler nedeni ile ticari vekilin onayına göre fiyat farkı olarak fatura düzenlendiğini, onaya rağmen ithilafa konu faturalara itiraz edildiğini, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, borcun ödenmemesi ve haksız itiraz nedeni ile davacı şirketin zarara uğradığını, davacının Üsküdar 9. Noterliği'nin 04/04/2016 tarih 10244 nolu ihtarnamesi ile alacağın ödenmesini istediğini, ihtarın 22/04/2016 tarihinde İzmir 21. Noterliği'nin 12139 nolu cevabı ihtarı ile cevaplandığını ve borcun ödenmeyeceği bildirildiğinden temerrüde düşürüldüğü, icra takibine vaki haksız itirazın 15.612,53 TL'lik kısım için iptali ile takibin bu miktar üzerinde...