İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/09/2021 tarihli 2020/104 Esas ve 2021/134 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortağı olan ...' ün babası dava dışı ... ile davalı tarafın kardeş olduğunu, 17/01/1995 tarihinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti' ni kurduklarını, dava dışı ... ile davalı ...' ün uzun yıllar bu markayı yalnızca testil sektöründe kullandıklarını, müvekkil ile davalının birlikte faaliyetlerine devam ettiklerini, fakat söz konusu şirketin ifas ettiğini ve sicilden terkin edildiğini, daha sonra ...' ün müvekkili şirketi kurarak söz...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1499 KARAR NO : 2024/506
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2020 (Dava) - 15/09/2021 (Karar) NUMARASI : 2020/104 Esas - 2021/134 Karar DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü ve Terkini BAM KARAR TARİHİ : 21/03/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/09/2021 tarihli 2020/104 Esas ve 2021/134 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortağı olan ...' ün babası dava dışı ... ile davalı tarafın kardeş olduğunu, 17/01/1995 tarihinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti' ni kurduklarını, dava dışı ... ile davalı ...' ün uzun yıllar bu markayı yalnızca testil sektöründe kullandıklarını, müvekkil ile davalının birlikte faaliyetlerine devam ettiklerini, fakat söz konusu şirketin ifas ettiğini ve sicilden terkin edildiğini, daha sonra ...' ün müvekkili şirketi kurarak söz konusu " ... " markasını inşaat sektöründe kullanmaya başladığını, davalı tarafın söz konusu markayı kullanmasına ve müvekkilin gerçek hak sahibi olmasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin markasını tescil ettirdiğini, müvekkili şirketin 2015 yılında kurulduğunu ve inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın inşaat sektöründe hiç bir faaliyeti olmamasına rağmen kötü niyetli olarak müvekkilin inşaat sektöründe faaliyet göstermeye başlamasından 4 sene sonra 30/10/2018 tarihinde 2018/96372 tescil numarası ile markayı inşaat sektöründe tescil ettirdiğini, davalı tarafın 90' lı yıllarda testil ve konfeksiyon alanında " ... " markasını müvekkil şirket ortağının babası ile birlikte kullandıklarını, ayrıca tarafların tekstil sektöründe markayı kullandıkları inşaat sektörün de faaliyetlerinin bulunmadığını, şirketin sicilden terkin edildiğini, davalı tarafın inşaat sektöründe markayı hiç kullanmadığı gibi tekstil ve konfeksiyon sektöründe de 5 yılı aşkın süredir yine markayı kullanmadığını, davalının markayı kullanmamasına rağmen kötü niyetli olarak müvekkilinin dava dışı babası hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirtmiş, SMK uyarınca davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğe karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından da açıkça beyan edildiği üzere dava dışı ... ile davalı müvekkilinin 1995 yılında ... adlı şirketi kurduklarını, iş bu şirketin daha faal bile olmadığı bir dönemde 1993 yılında müvekkilinin ... markasını kendi adına 27 numaralı sınıfta tescil ettirdiğini, dolayısıyla şirket kurulmadan çok önce müvekkilin marka oluştu...