Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/378 · K. 2024/260
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/378 K. 2024/260

E. 2020/378K. 2024/2604 Nisan 2024
haciztazminatmenfi tespitmanevi tazminaticra takibihaciz işlemikredi sözleşmesiödeme emriyasal sürebilirkişi raporukefalet sözleşmesiyedieminitirazın iptalihaksız fiilimzaya itiraziptal davasıalacağın tahsili
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA: Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/09/2020 KARAR TARİHİ: 04/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhinde -------- İcra Müdürlüğü' nün --------- Esas sayılı icra dosyasıyla başlatılan ilamsız takibe konu kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kefalet şartlarının bulunmadığını, evli olan müvekkilinin eşinden icazet alınmadığını, kefalet tarihinin, kefil olunacak miktarın müvekkilinin el yazısı ile yazılmadığını, bu kredi sözleşmesinden dolayı asıl borçlu ya da kefil olma durumu olmadığından icra takibinin müvekkil açısından kesin olarak iptalini, takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili borca yasal süresinde...

Karar Metni

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/378 KARAR NO: 2024/260 DAVA: Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/09/2020 KARAR TARİHİ: 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhinde -------- İcra Müdürlüğü' nün --------- Esas sayılı icra dosyasıyla başlatılan ilamsız takibe konu kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kefalet şartlarının bulunmadığını, evli olan müvekkilinin eşinden icazet alınmadığını, kefalet tarihinin, kefil olunacak miktarın müvekkilinin el yazısı ile yazılmadığını, bu kredi sözleşmesinden dolayı asıl borçlu ya da kefil olma durumu olmadığından icra takibinin müvekkil açısından kesin olarak iptalini, takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili borca yasal süresinde itiraz ettiği halde dünya genelinde yaşanan pandemi döneminde yaklaşık 8 kişi ile müvekkilinin ailesi ile birlikte yaşadığı evinde fiili haciz yapıldığını, haksız takip ve hukuka aykırı haciz işlemi nedeniyle; manevi açıdan müvekkilinin zor anlar yaşadığını, psikolojisinin bozulduğunu, kişilik haklarının ihlal edildiğini, haksız haciz yanında bir de salgın hastalığa yakalanma riskiyle de karşı karşıya kaldığını, haciz mahalline polisinde çağrıldığını, müvekkilinin hem ailesine, hem arkadaşlarına hem de çevrede bulunan komşularına karşı mahçup olduğunu, büyük bir elem duyduğunu, takibe konu icra dosyası incelendiğinde; davalının ne feragat talebi ne de vazgeçme talebi mevcut olmadığını, borcun tahsilinin halen imkan dahilinde olması bakımından müvekkilinin davayı açmada hukuki yararı bulunduğunu, davalı tarafın itirazın iptali davası için müvekkil aleyhine arabuluculuk başvurusu yaptığını, sonra vazgeçtiğini, davalının icra dosyasına sunduğu vazgeçme dilekçesi ile hakkın özünden feragat etmediğini beyanla fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla, müvekkilimin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davaya konu icra takibinin iptaline, icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kalınırsa ödenen tutarın müvekkiline iadesine, haksız ve kötüniyetli icra takibi sebebiyle, alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, haksız takip ve özellikle pandemi sürecinde koronavirüsün etkili olduğu dönemde müvekkilinin evinde gerçekleştirilen haksız fiili haciz bakımından; müvekkilinin kişilik hakları da zedelenmiş olduğundan karşı taraf aleyhinde 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca akdedilen kredi sözleşmesindeki imzaya itiraz edilmişse de imza davacıya ait olup, davacı tarafın imzayı müvekkil banka çalışanının huzurunda attığını davacı yanın dilekçesinde belirtmiş olduğu salgın hastalığa rağmen haciz yapıldığı, bu durumun müvekkillerini...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/885 · K. 2024/257

4 Nisan 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/496 · K. 2024/256

4 Nisan 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/574 · K. 2024/259

4 Nisan 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/665 · K. 2024/258

4 Nisan 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/19 · K. 2024/262

4 Nisan 2024