DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Haksız haciz ve muhafaza yapılması sebebiyle, davacı şirketin mahcuz malları 5 yıldan fazla süredir kullanamaması ve mahcuz malların yediemin deposunda 5 yıldan fazla süre kalarak değer kaybettiğini, istihkak davanın kabulü sonunda değer tespitiyle teslim almak istenmesine rağmen mahcuzların Sulh Hukuk Mahkemesi ve icra dairesi tarafından bulanamadığını, muhafazaya alınan haciz tutanaklarında 185.020,00 TL olarak 2016 yılı değeri biçilen menkul malların güncel değerlerinin tespit edilerek, muhafaza tarihinden itibaren bu değere ticari avans faizi eklenerek ödenmesine karar verilmesi ile davacının müşterileri...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/3862 KARAR NO: 2024/1714 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/11/2022 NUMARASI: 2021/922 Esas - 2022/1075 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Haksız haciz ve muhafaza yapılması sebebiyle, davacı şirketin mahcuz malları 5 yıldan fazla süredir kullanamaması ve mahcuz malların yediemin deposunda 5 yıldan fazla süre kalarak değer kaybettiğini, istihkak davanın kabulü sonunda değer tespitiyle teslim almak istenmesine rağmen mahcuzların Sulh Hukuk Mahkemesi ve icra dairesi tarafından bulanamadığını, muhafazaya alınan haciz tutanaklarında 185.020,00 TL olarak 2016 yılı değeri biçilen menkul malların güncel değerlerinin tespit edilerek, muhafaza tarihinden itibaren bu değere ticari avans faizi eklenerek ödenmesine karar verilmesi ile davacının müşterileri önünde iki defa saatlerce süren haksız hacze uğraması sebebiyle sebebiyle ticari itibar kaybından kaynaklanan 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Açılan davanın haksız ve dayanaksız olmakla birlikte davacı tarafın talep ettiği zarar miktarının da fahiş olduğunu, malların iddia edilen değerde olmadığını, her ne kadar muhafaza altına alınan mallara dair icra müdürlüğü tarafından malların değeri takdir edilmiş ise de malların haczedilip muhafaza altına alındığı tarihteki değerinin kesinlikle haciz tutanağında icra memurunun takdir ettiği fiyat ve değerde olmadığını, davacı şirket yetkililerinin o tarihte malların faturasını ibraz etmemiş, icra memuru beyan üzerine fiyat takdiri yapmadığını, davacı şirket yetkililerinin malların değerini haciz tarihinde piyasa değerinin çok üzerinde beyan ettiğinin de ortada olduğunu, keza davacının manevi tazminat taleplerinin de yasal hiçbir dayanağı olmadığını, müvekkili davalı şirket adına yürütülen icra işlemlerinde kasıtlı ve kötü niyetli olunduğu yönündeki iddia, İstanbul 14.İcra Hukuk Hakimliği 2016/484 Esas, 2018/194 Karar sayılı dava dosyasında verilen karar ile reddedilmiş, tazminata hükmedilmemiş, davacı yanca bu iddiayı kanıtlayan hiçbir delil ortaya konulmadığını, açıklanan ve delilleri ile ortaya konulan sebeplerle açılan maddi manevi tazminat davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Somut olayda ise maddi zarar bulunmayıp davalı tarafın da ürünleri teslime hazır olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı haksız işlemden dolayı tazminat talep etmişse de taraflar arasında borç ilişkisi olduğuna ilişkin bazı emareler olduğu, bu doğrultuda icra takibi yapmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, ufak emare...