Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesi: Davacı vekili 18.03.2010 tarihinde vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; inşaat sektöründe faaliyet gösteren Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden olan müvekkili şirketin, başlama tarihi 2005 yılı olan büyük yapı projelerinden birinin isminin '...' olduğunu; müvekkilinin projenin ismini marka olarak tescili için Türk Patent Enstitüsü nezdindeki başvurusu üzerine ... tarihinde ... ve ... tarihinde... numaralı markaları kendi adına tescil ettirdiğini; "..." markasının müvekkili şirketin faaliyet alanlarından olan inşaat, danışmanlık, gayrimenkul komisyonculuğu ve mimarlık-mühendislik alanlarında kullanılmak üzere belirlenmiş bir hizmet markası olduğunu; müvekkili şirketin bu projesinin Türkiye çapında yayınlanan trajı yüksek pek çok gazete ve dergide, ayrıca birçok...
T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/210 KARAR NO : 2024/138
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 18/03/2010 KARAR TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesi: Davacı vekili 18.03.2010 tarihinde vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; inşaat sektöründe faaliyet gösteren Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden olan müvekkili şirketin, başlama tarihi 2005 yılı olan büyük yapı projelerinden birinin isminin '...' olduğunu; müvekkilinin projenin ismini marka olarak tescili için Türk Patent Enstitüsü nezdindeki başvurusu üzerine ... tarihinde ... ve ... tarihinde... numaralı markaları kendi adına tescil ettirdiğini; "..." markasının müvekkili şirketin faaliyet alanlarından olan inşaat, danışmanlık, gayrimenkul komisyonculuğu ve mimarlık-mühendislik alanlarında kullanılmak üzere belirlenmiş bir hizmet markası olduğunu; müvekkili şirketin bu projesinin Türkiye çapında yayınlanan trajı yüksek pek çok gazete ve dergide, ayrıca birçok internet sitesinde de haber konusu olduğunu ve "..." ibaresinin müvekkili şirketin markası olarak tanınmaya başlandığını; müvekkilinin "..." ibareli markasına yaptığı yatırımlarla, bu ibareyi aynı zamanda tanınmış bîr marka haline geldiğini; davalılardan ...'nin Amerika'da kurulmuş, faaliyetlerini kurmuş olduğu franchising ağı ile tüm dünyada yayan bir emlak pazarlama şirketi olduğunu; ... firması aleyhine açılan davada Türkiye temsilciliğinin taraf gösterilmesinin usule aykırılık teşkil etmediğini ve TTK 117/3 hükmü esas alındığında yurt dışındaki yabancı şirkete izafeten yurt içinde işlem yapana karşı dava açma olanağının sunulduğunu; bu sebeple taraf olarak davaya katılmasına karar verilmesini talep ettiklerini; diğer davalı ...'nun ise ... franchise olarak emlak komisyonculuğu işleri yapmakta olduğunu; ...'nun direkt olarak,....' nin ise franchise şirketleri aracılığıyla emlak komisyonculuğu hizmetlerini yaparken müvekkili şirketin markasını kullandıklarını; davalıların tüketiciler nezdinde aynı alanda faaliyet gösteren müvekkili şirket ile kendi aralarında resmi bir bağlantı olduğu izlenimini yaratmaya çalıştıklarını, davalılar tarafından "..." markasının işyeri ismi, tanıtıcı işaret olarak gayrimenkul komisyonculuğu hizmetlerine ilişkin olarak, özellikle de projenin gerçekleştiği mevkide yer alan ilan panolarında kullanıldığını; bu hareketlerin müvekkili şirketin hem ... sayı ile tescilli hem de ... sayı ile tescilli markasına tecavüz teşkil ettiğini; bunun yanında davalılardan ...'nun aynı zamanda müvekkili şirkete ait tescilli ve tanınmış markanın "com.tr" uzantılı alan adının tahsisi talebinde bulunduğunu ve kötü niyetli olarak bu alan adlarına sahip olduğunu; davalı tarafların müvekkili şirkete ait markanın aynısını kullandığı hususunun, delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporu ile sabit bulunduğunu; ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin.... D.İş sayılı dosyası ile tedbir talebinin...