Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- kredi müşterisi olan dava dışı ----- kullandırılan krediler nedeniyle düzenlenen kredi sözleşmelerinde ihyası talep edilen şirketin müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine haklarında ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, gayrimenkul satışı için de----- sayılı dosyada işlemlerin yürütüldüğünü, kıymet takdiri raporu aşamasında şirketin terkin olduğunun öğrenildiğini,----takip dosyasından ----- karar ile kendilerine ihya davası açmak üzere yetki verildiğini, davalı tasfiye memurunun banka alacağını bilmesine rağmen şirketin terkinini yaptığını belirterek alacağını teminen başlattığı icra takip dosyalarının devamı için Tas. Halinde -----ihyasına ve tasfiye işlemlerini yapması için...
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/850 Esas KARAR NO:2024/384 Karar DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 28/11/2023 KARAR TARİHİ: 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- kredi müşterisi olan dava dışı ----- kullandırılan krediler nedeniyle düzenlenen kredi sözleşmelerinde ihyası talep edilen şirketin müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine haklarında ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, gayrimenkul satışı için de----- sayılı dosyada işlemlerin yürütüldüğünü, kıymet takdiri raporu aşamasında şirketin terkin olduğunun öğrenildiğini,----takip dosyasından ----- karar ile kendilerine ihya davası açmak üzere yetki verildiğini, davalı tasfiye memurunun banka alacağını bilmesine rağmen şirketin terkinini yaptığını belirterek alacağını teminen başlattığı icra takip dosyalarının devamı için Tas. Halinde -----ihyasına ve tasfiye işlemlerini yapması için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, bu hususta icra müdürlüğünün kararına göre işlem yapan bankanın hatalı olduğunu, bu işlemi şikayet etmesi gerektiğini, müvekkilinin kefil olan şirketin ortağı olduğunu, ihyasında davacının bir çıkarının olmadığını, elde edeceği sonuca ulaşmasının uzayacağını, haklı olarak tasarrufun iptaline konu olan taşınmazın satışı işleminin gecikeceğini, bunun yasal dayanağının olmadığını, kabule göre de tasarrufun iptali davası ile kazanılan sonucun elde edilebilmesi için ihyaya gerek olmadığını, o davanın tarafı olmadıklarını, bu nedenle şirketin feshinin davacının elde edeceği sonuca olumsuz bir etkisinin olmadığını, tersine icranın hatalı işleminin olumsuz etkisinin olduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın husumetten reddine, bu kabul görmez ise şirketin ihyasının davacının alacağını tahsil etmesine bir engel olmaması nedeniyle esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin TTK. M.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK. M.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 547 maddesine dayalı olarak açılan şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyası istemine ilişkindir. TTK 547 maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son...