Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2017 tarih ve 2017/146 Esas - 2017/596 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin elektrik ve elektronik ses iletimi alanında 1985/1990 yıllarından bu yana faaliyette bulunan tanınmış bir ticari teşebbüs olduğunu, müvekkilinin 31.12.2014 tarihinde 09. ve 11. sınıflardaki mallar için yaptığı "..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin gerçek hak sahipliği ve kötü niyet nedenlerine dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin bu...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/776 KARAR NO : 2024/950 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2017 NUMARASI : 2017/146 E. - 2017/596 K.
DAVACI : ... VEKİLİ :
DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Marka Başvurusunun Reddi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2017 tarih ve 2017/146 Esas - 2017/596 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin elektrik ve elektronik ses iletimi alanında 1985/1990 yıllarından bu yana faaliyette bulunan tanınmış bir ticari teşebbüs olduğunu, müvekkilinin 31.12.2014 tarihinde 09. ve 11. sınıflardaki mallar için yaptığı "..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin gerçek hak sahipliği ve kötü niyet nedenlerine dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa davalı Şirketin tescilli markasının bulunmadığını, dava konusu başvurunun müvekkili adına tescilli bulunan 2005/26254 sayılı markanın serisi mahiyetinde olduğunu, dava konusu "..." ibaresinin gerçek hak sahibinin davalı Şirket olmadığını, davalının anılan ibareyi Türkiye'de kullandığına dair bir delil sunmadığını, ileri sürerek, YİDKnın 2016-M-2929 sayılı kararının iptali ile tescil işlemlerine devam edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, ... ibaresinin uyuşmazlık konusu 9. ve 11. sınıflarda yer alan mallar açısından özgün nitelikte olduğunu ve davacının da binlerce seçenek özgürlüğü içinde aynı sektörde faaliyet gösteren yine uzun yıllardır yurt dışında kullanılan diğer davalı markasının aynısını tercih etmesinin dürüstlükle bağdaşmayacağını, davacının yurt dışı tescilli markaları ve kullanımlarını bilmemesinin basiretli bir tacirle özdeşleşmeyeceğini ve hayatın akışına aykırı olacağını, davacının 3 başvurusunun reddedilmesine rağmen aynı ibare için tescil başvurusu yapılmasının iyi niyetli olmayacağını, 2005/26524 sayılı marka hakkında hükümsüzlük davası açıldığını, bu nedenle müktesep hak oluşturmayacağını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkilinin 1999 yılından bu yana ABDde faaliyet gösterdiğini ve tescilli "..." markası ile ses sistemleri üreterek sattığını, sektörde bilinirlik kazandığını "..." markalı ürünlerin "..." internet sitesi üzerinden satışa sunulduğunu, Türkiyede ise ... gibi popü...